CEVAP BEKLIYORUM

Romatizmal hastalıklarla ilgili yazılmış yazıları buradan takip edebilirsiniz

CEVAP BEKLIYORUM

Mesajgönderen hey_FMF tarih Cmt Nis 25, 2009 11:03 am

Merhaba öncelikle herkese gecmis olsun benim kizim 5 yasinda ilac almaya 10.ayda basladi diz kapaklarinda su toplamasi ve sislik oluyordu ilac aldigindan beri sorunumuz yok ama doktorumuz 2 sene beklememizi söyledi bu süre icinde tekrar sislik olursa FMF + romatizma beraber olabilecegini söyledi. Benim merak ettigim FMF ataklari bir kisi üzerinde tek cesitmi oluyor yoksa birden fazla atak sekli görülebiliyormu yani kizimin su ana kadar karin agrisi ve ates sikayetleri olmadi ilerde bu sorunlarlada karsilasabilirmi böyle sorun yasayanlar olduysa lütfen cevap yazsin simdiden tesekkür ederim.
hey_FMF
 
Mesajlar: 28
Kayıt: Çrş Nis 22, 2009 10:34 am

Re: CEVAP BEKLIYORUM

Mesajgönderen KORKUYORUM tarih Çrş Nis 29, 2009 3:56 pm

aslında ben küçüğüm yani 14 yaşındayım pek bir bilgim yok ama benimde küçükken ayaklarımda şişlikler ve morarmalar oluyordu üstelik aynı anda karın ağrısıda oluyor eğer kızınız hastaysa mutlaka ilaç kullanmadığı zaman karın ağrısı yada ateş olabilir hastalık sadece bunlardan ibadet değil başka türlere de çeviriyor benim bildiğim bu kadar umarım biraz yardımcı olmuşumdur :roll: :roll:
KORKUYORUM
 
Mesajlar: 7
Kayıt: Sal Nis 28, 2009 5:18 pm

Re: CEVAP BEKLIYORUM

Mesajgönderen hey_FMF tarih Çrş Nis 29, 2009 4:07 pm

benim kizima 2,5 yasinda romatizma dediler sadece diz kapaginda sislik ve su toplamasi olmustu karin agrisi ve ates gibi sikayetleri olamadi hic romatizma icin ilac kullandi 2,5 sene sonra diger dizi sisti ve su topladi ve Türkiye`de doktora götürdüm doktor hemen FMF den süphelendi ve test istedi böylelikle kizimda FMF oldugunu ögrendik su anda ilac aliyor ve sorun yok ama ilerde ne olur bilemiyorum ilaclarini düzenli vermeye dikkat ediyorum daha cok kücük TIP ilerliyor belki ilerde bu hastaliginda caresi bulunur diye dua ediyorum. Cevap verdigin icin tesekkür ederim gecmis olsun.
hey_FMF
 
Mesajlar: 28
Kayıt: Çrş Nis 22, 2009 10:34 am

Re: CEVAP BEKLIYORUM

Mesajgönderen mt_84 tarih Pzt May 04, 2009 2:54 am

ben cevap veriym.daha önce bir başlık acıp belirttim.ben de 5buçuk yaşında hastalandım ve ayaklarım tutmaz oldu ayaklarımda şişmeler oldu bir kac ay gidip geldik hastaneye.hayal meyal hatırlıyorum o günler.sonunda bir doktor eklem romatizması gecirdigimi söyledi yani ARA gecirmiştim söylediklerine göre ve bayagı bir penisilin ignesi yazdı sonra da bir penadur yazdı eve gönderdi.igneleri kullandım ve ardından penadur u yaptım o son igne hepsinden daha cok acıtıyordu,ve onu daha 19 sene kullanacagımı bilmiyordum,o günden sonra her ay yaptırdım bazı aylar aksattım tabi annem sürüye sürüye götürüyordu ben de kacıyordum sokaklarda ağlamaya başladıgımı biliyorum..ama bildiginiz bir acı degil aşırı acıtıyordu o yaşlarda tabi şimdi rahatım :) benim son 1bucuk senedir karın agrısı atakları şikayetim var meger FMF de varmış.şimdi merak ettigim şey de sizinkiyle paralel aslında.ya da birbirinin cevabı olabilecek türden.bana akut Romatizmal ateş yani ARA gecirdigimi söylerken FMF yoktu bile.yani böyle bir hastalık bilinmiyordu.acaba diyorum yanlış bir teşhis miydi cünkü tüm araştırmalarım FMF hastalıgının eklem agrıları yaptıgı yönünde.yani zaman içinde cok farklı ataklar gecirebiliyor insan.son bir kac senedir alerji deyip gectigim vücudumda kızarıklıklar da oluştu.FMF den oldugunu şimdi ögreniyorum.ve ben her ayaklarım agrıdıgında eklemlerim agrıdıgında penadur yaptırıyordum.penadur bir depopensilin,yani iltihabı baskılayıcı bir etkisi var,hatta koruyucu.bence bir acıklıga kavuşturulmalı artk.romatizma ile FMF ayrıştırması yapılmalı.şimdilerde tek umudum bu ay sonunda yaptırmayı istemedigim penadur ignesi.FMF yeni bir umut oldu bana bu konuda.bu konu aydınlanırsa süper olacak yıllardır romatizmadan sandıgım eklem agrılarım FMF den de kaynaklanıyor olabilir.şimdi ne yapmalıyım bilemiyorum.Romatizma nında FMF gibi bir testi olsaydı keşke.cok önceden konmuş teşhislerin cezasını cekiyorum ya.
mt_84
 
Mesajlar: 46
Kayıt: Prş Nis 30, 2009 5:38 pm

Re: CEVAP BEKLIYORUM

Mesajgönderen hey_FMF tarih Pzt May 04, 2009 11:01 am

Cevabiniz icin tesekkür ederim. Doktorlar su anda kizimin dizinde olusan bu sisliklerin FMF den oldugunu söylüyorlar ve ilac aliyor simdilik sislik olmuyor agrilarida yok tek umudum bu atagin bu kadari ile kalmasi yani ileride karin agrisi ve ates gibi ataklara dönmemesi FMf teshisinden sonra romatizmanin üstünde hic durmuyorlar su anda bakalim zaman neler gösterecek herkese ataksiz saglikli günler diliyorum. Allah yardimciniz olsun ve daha beterleri de var bunlari unutmayalim.
hey_FMF
 
Mesajlar: 28
Kayıt: Çrş Nis 22, 2009 10:34 am

Re: CEVAP BEKLIYORUM

Mesajgönderen mt_84 tarih Pzt May 04, 2009 1:46 pm

selamlar tekrar.asıl sorunuz ve korkunuz hakkında bişiler söylemek istedim.eger gen testiyle FMF oldugu saptanmışsa diger belirtilerden korkmanıza gerek yok.zaten cok erken teşhis oldugu ortada,yani ataklar şiddetli gecmeyecektir.şöyle söyliym,eger eklemlerde bir problem olduysa ilerde karın agrısı da olabilir,kızarıklık da olabilir büyük ihtimalle.ben de bu yaşıma kadar pek cok şey oldu ama bilemedim FMF den oldugunu.şimdi biliyorum.bunun için korkmanıza gerek yok diyorum cünkü tedavi altındaki bireyin ataklarındaki ağrının şiddeti de az olur.teşhis konmadan önce biliyorum,her atağım bir öncekinden şiddetliydi dayanılmazdı.ve bir akrabam da 5 yaşından beri kullanıyor ondan da ve pek cok kişiden de ve doktorlardan da biliyorumki kolşisin her atak arası mesafeyi uzatıyor,atak sırasındaki agrıyı ve süreyi azaltıyor,amiliodoz birikimini engelliyor.ilerde eger bu tür problemlerle karşılaşırsanız telaş yapmayın,asıl karşılaşmazsanız telaş yapın derim,cünkü o zaman işin içinde başka romatizmal bişeyler var demek olabilir ki bazı romatizma türleri fmf den tehlikelidir,ya da şöyle söyliym aralarında bir baglantı var ve fmf romatizmanın bir türü diyebilirim.kolşisin in dozuna dikkat edin kontrolleri yaptırın,özellikle bence bir romatoloji bölümüne görünün derim.eklemlerde bir tutulum görülmemesi harika bir işaret.sene de bir defa da echo cektirmenizde fayda var.bilginize.
mt_84
 
Mesajlar: 46
Kayıt: Prş Nis 30, 2009 5:38 pm

Re: CEVAP BEKLIYORUM

Mesajgönderen hey_FMF tarih Pzt May 04, 2009 4:50 pm

Tekrar ilginize tesekkür ederim. Gen testi ilk Türkiye`de daha sonrada Almanya`da tekrar yapildi ikisindede pozitif cikti günde 2 tane aliyor ilaci dediginiz gibi erken teshis edilmesi bizim icin büyük sans zaten kendimizi her türlü ataga hazirladik umarim olmaz ama olursada neden oldugunu bilmek bizi birazda olsa rahatlatir eminim burada 3 ayda bir römotologi doktorunda kontrole ve her 2 ayda bir kan testi ve idrar testi icin cocuk doktorumuza gidiyoruz. Gerekli her seyi basindan beri yaptiriyoruz tabiki bizim imkanlarimiz burada daha fazla ilac da dahil tedavi icin hic para ödemiyoruz asil Türkiye`de yasayan FMF hastalarina Allah kolaylik versin acil sifalar diliyorum.
hey_FMF
 
Mesajlar: 28
Kayıt: Çrş Nis 22, 2009 10:34 am

Re: CEVAP BEKLIYORUM

Mesajgönderen Birsel tarih Prş May 07, 2009 6:50 pm

Mehraba Arkadaslar,


Yazdiklariniza birseyler eklemek istedim..


Öncelikle FMF romatizmal ve otuimmun hastaliklar grupuna girmekte... aslinda sanki bir cok hastaligi bir paket halinde sunulmasi gibi birsey... Özelikle bazi mutasyonlarki bunlardan biride sizin kizinizda bende ve cocuklarimda bulunan m694v mutasyon Atritlere yatkin bir mutasyon..bu mutasyon tasiyan hastalarin %90i eklemlerle uzun vadede sorun yasarlar..cocuklarimiz sansli cünkü erken tani ve dogru tedavile bu olumsuz uzanti hastaliklardan korunmaktalar...

Herkes Amilidozdan kokar, tabi organ iflaslarina sebvep verebildigi dolaysiyla hastaligimizin ölümcül bir koplikatsyonu olmasi dikatleri ona ceker...oysa Kronik Atrit ve Atrozlarda en az Amilidoz kadar hayatmizi etkileyebilir... FMFin uzantisi olarak son atrit gelisebilmekte bazen Sa FMF karistirilabilinir... AMa doktorlarin bana anatigina göre Romatizmal tesizinde etkin olan HBL27 testi biz FMFlilerde bazen pozetiv bazen negativ cikabilir ama yinde bizler beliti ve bulgular dogrultusunda Romatizmal hasta olarak kabul edilip, dogru tedaviye baslamamiz gerekmekte... Önemli olan vucutaki ilap olusumunu baskilamak ve minumumda tutabilmek...zira bu iltaplama reaksyonunda olusan bazi hücrelerin ve porteinlerin organ ve eklemlerde birikmesi sonucu funksyonlari bozularak hayatimizi zorlastirmakta....

Atrit nedir?

Ailevi Akdeniz Ateşinin yol açtığı bir diğer uzantı hastalık ise Atrit´dir.
Her ne kadar Amiliodoz gibi ölümcül değil ise de kontrol altına alınmadığı takdirde kişinin hareketlerini kısıtlar, çok ağrı çekmesine ve hatta başkalarına muhtaç kalmasına sebep olabilir.
Atrit FMF hastalarının nerdeyse yarısında görünmekte, M694V mutasyonu taşıyan hastalar daha yüksek risk altındalar. Atrit genel anlamda Eklem iltihaplanmasıdır. Eklem iki kemiğin birleştiği yerdir. Normal bir eklemde kemik uçları kıkırdakla kaplıdır, kıkırdak düz yaygın bir yastık gibi kemiği korur ve hareket halinde sürtünmeleri azaltır. Sert bir Kapsül eklemleri kaplar ve Lubrikativ bir sıvı üretir. Ligamenler ekleri çerçeveler ve destekler, aşırı hareketi engeller ve kemikleri birbirine bağlar. Eklemlerin her iki tarafındaki kemiklere bağlı kaslar vardır. Tüm bu dokular iltihaplanmadan (Atrit) etkilenebilirler.
Atritin (Arthitis) 100´den fazla romatik hastalığı içine alan genel bir tanımlamadır ve bunların çoğu ömür boyu sürer. Atrite sebep farklı etkenler vardır. Eklem zedelenmesi, vücudun enfeksiyonlarla savaşmasında meydana gelen doğal etkenler, bir kaza sonucu ya da yaşlanma süresince ki aşınma ve yıpranma olabilir. Atritin birçok şekilde olduğu gibi FMF lilerde oluşma sekli, kontrolsüzce devam eden enfeksiyonlardır, iltihabı ataklar ve vücudumuzun bağışıklık sisteminin kendi dokularıyla savaşmasından kaynaklanmaktadır. Bu tür hastalıklara aynı zamanda Autoimmun hastalıklar da denir.
Autoimmun hastalıklarda tıpkı FMF de olduğu gibi Immunsystemimiz yoğun çalışmasından kaynaklanır, vücudumuzdaki mikroorganizmaların neden olduğu iltihaplara karsı savunan Akyuvarlar ve T-Zeeller aşırı çalışması sonucu doku ve eklemlerde de iltihap hücrelerinin birikmesi veya savunma sistemimizin almış olduğu yanlış komut üzeri sanki bir yangı varmış gibi kendi vücudumuz ve organlarımızla savaşma sonucu oluşmaktadır. Atritin birden fazla tür bir kişide izlenebilir. Atrit daha çok hareket eklemlerini yani dirsek, diz, parmak ve ayak bileklerinde izlenir. En belirgin belirtileri eklemlerde ağrılı şişlikler, kızarıklar ve eklem hareketliliğinde kısıtlanmalardır. Ağrıyı en fazla hissettiğimiz zamanlar, eklemleri hareket ettirdiğimiz, istirahatta veya gece yattığımız zaman meydana gelebilirler. Halsizlik ve yorgunluk Atrit hastalarında sıklıkla izlenmekte.
Uzun süren Atritler eklemlerde şekil bozukluğuna yol açabilmekte hatta bazı durumlarda protez kullanmak gerekmektedir. Eklem yapısının, özellikle kıkırdakların bozulmasından (yozlaşma) dolayı oluşan Atroz(Osteoatrit) en sık oluşan eklem hastalığıdır. En çok diz ve kalça eklemlerini etkilemekte ama küçük eklemlerde de oluşabildiği bilinmekte. Genelde ağrılar hareket sonrası oluşur, sabah kalktığında hasta hiç bir ağrı hissetmez iken akşam ağrılardan hareket edemez hale gelebilir. Bazen ameliyatlarla kıkırdaklar düzeltilerek hastanın biraz olsun ağrıları azalması sağlansa da ilerlemiş safhalarda mutlaka protez eklem gerekmekte. Bir diğer Atrit türü ise FMF lileri vuran romatik atritlerdir, bu kronik atrit diye de tanımlanır. Eklemlerde bulunan zarın daha sonra da eklemin iltihaplanması ile ortaya çıkmakta ve uzun yıllar içinde eklemlerin tahrip olmasına yol açmaktadır. Tüm eklemlerde, vücudu etkileyen ve iç organlarda da izlenebilmektedir. FMF lilerde izlenen bir diğer kronik romatizma hastalığı ise omurga ve leğen kemiği eklemlerinde izlenmektedir. Bu hastalığa ani kozan Spondilit adı da verilmekte. Tedavi edilmezse omurga hareketliliğini kısıtladığı ve daha çok genç erkek hastalarda oluştuğu bilinmekte. Tüm Kronik Atritlerin erken teşhis edilmesi ve bazen uzun süreli tedavi edilmesi gerekmektedir. Kronik Atrit oluşmuş kişilerde savunma sistemini baskılayıcı (Immunosüpresif) bir grup ilaç kullanabilirler. Bu ilaçlar azathioprin, siklofosflamid ve kınakına ağacından elde edilmiş Immumosupresifler, bazı bağışıklık hücrelerinin üretimini bloke ederek veya diğerlerinin işlevini engelleyerek, aşırı çalışan bağışıklık sistemini kontrol ederler. Bu ilaçlar ağız veya damar yoluyla uzman bir hekim gözetiminde alınmalı. İlk başlangıçta her hafta daha sonra üç ayı geçirmemek şartıyla kan kontrolleri yapılmalıdır. Immunosupresiflerin yan etlileri bulantı, kusma, saç kaybı, mesane problemi ve kısırlık artmış kanser ve enfeksiyon riskleri olabilmekte. Maalesef FMF anlatılırken genellikle daha çok Amiliodoz olasılığı üzerine durulmakta, tabi ki tedavi altına alınmazsa ölümcül olması dikkatleri üzerine çekiyor. Ama Atritinde Amiliodoz kadar olmazsa da hayatımızı ciddi anlamda etkileyebileceği bir gerçek. Kronik Atrit eğer kontrol altına alınmazsa kişinin çok acı çekmesine, eklemlerin hareketliliğinin kısıtlanmasına hatta tümüyle işlevini göremez hale gelebileceği ve kişinin bir dizi ameliyatla hatta protez eklem taşımasına yol açacağı gibi kişiyi başkalarına muhtaç bırakabilmekte. Bütün bunları unutmayıp mutlaka bu iltihabı atakları engelleyebilen tek ilaç (şimdilik)olan kolşisin hapını düzenli ve yeterli miktarda almalıyız.


-FMF ve Atrit hakkInda bir e-mail:
(Prof.Dr.Ahmet Gül)

Prof.Dr.Ahmet Gül Beye Kronik atritin artık omurgamı etkilemesi nedeni ile yazmış olduğum e-mailime cevaben yazmış olduğu ve tüm FMF hastalarını bilgilendirme amaçlı bölümü;

Aslında diğer hastaların yazdıklarında da FMF ile ilişkili eklem şikayetleri konusunda bir kavram karışıklığı var. Belki sizin vasıtanızla bu konuyu biraz aydınlatmak mümkün olur. Herseyden önce, tanı ve tedavi özellikleri benzer olan tek bir romatizmal hastalıktan bahsetmek mumkün degil. Romatizma olarak anılan ve özellikleri birbirinden farklı 200 kadar hastalık var. FMF seyrinde de eklem iltihabi (artrit) ve kas iltihabi (miyozit) ataklarının olabildiğini biliyoruz. Dolayısıyla FMF iltihaplı romatizmal hastalıklara neden olabilen hastalıklardan birisi. Ama herhangi bir iltihaplı romatizma (örneğin romatoid artrit) ile karıştırmamak, birbirinden farklı özellikleri olan çok sayıda hastalık olduğunu hatırlamak gerekiyor. Bu genel girişten sonra FMF ile ilişkili artritin de iki şekilde gorülebileceğini söylemekte yarar var:
1. Akut artrit atakları: Genellikle bir ya da birkaç eklemde, birkaç gün, birkaç hafta sürebilen eklem iltihabı atakları. Bu ataklar karakter olarak karın zarı ya da akciğer zarı iltihabı ataklarına çok benzer. Ama önemli özelliklerinden birisi diğer atak bulgularına oranla kolşisine yanıtının biraz daha az olması. Yani düzenli ve yeterli dozda kolşisin alan hastaların bir kısmında, diğer atak bulguları görülmese bile eklem bulguları tekrarlayabilir. Bu durumda uygun olan, atak döneminde kolşisine ek olarak nonsteroid antiinflammatuar ilaçlardan birisini de atak iyileşene kadar kullanmak (örneğin indometasin yani Endol, Endosetin ya da Indicid; diklofenak yani Voltaren ve benzeri ilaçlar). Genellikle bu ilaçlarla atakların daha az rahatsızlık vererek ve daha çabuk geçmesini bekliyoruz.
2. Kronik artrit. FMF hastalarının küçük bir kısmında akut ataklar dışında kronik, yani süreğen-müzmin eklem iltihabı da görülebiliyor. Bu tek eklemde (örneğin dizde) uzamış bir atak şeklinde olabileceği gibi kronik iltihaplı romatizma şeklinde de olabiliyor. FMF hastalığının spondiloartritler adını verdiğimiz kronik iltihaplı romatizmalara neden olabildiğini biliyoruz. Bu aslında çok yeni bir bilgi değil, ama yaygın olarak kabul görmesi nisbeten yenice. Spondiloartritler özellikle omurgayı etkileyebilen, ama yanısıra kalça, diz, ayak bileği ve omuz gibi etraf eklemleri de tutabilen romatizmalar. Bu grubun içerisine ankilozan spondilit, sedef hastalığı ile ilişkili romatizmalar, iltihaplı bağırsak hastalıkları ile ilişkili romatizmalar, reaktif artritler de giriyor. FMF'li bir hastada eklem belirtileri kronikleşme eğilimi gösterdiğinde ya da iltihabi bel-omur ağrıları (gece ya da sabaha karşı artan ve hareketle rahatlayan ağrılar) olduğunda mutlaka spondiloartrit açısından ek tetkik gerekli. Bu amaçla ilk istenen tetkik leğen kemiğinde bulunan sakroiliak eklemlerin direkt grafisi oluyor. Gerekiyorsa MR ya da BT de bunu tamamlayıcı olarak istenebiliyor

FMF belitiler bazilari

Eklem Ağrısı ve şişliği: En çok ayak bileklerinde ve dizlerde olmak üzere eklemlerde bir kaç gün-hafta sürebilen şişlikler, ağrı ve kızarıklara neden olabilmektedir. Aşırı yorgunluk, uzun süre egzersiz ya da ayakta kalma eklem iltihabı ataklarını başlatabilir. Eklem iltihabı atakları bazen aylarca sürebilmekte. Nadiren Kronik eklem iltihaplanmasına ve Omurga Romatizmasına (spondilit) gelişebilir.

Atrit: Atrit hastalığın sık rastlanan bir bulgusu olup genellikle alt ekstremiterlerin büyük eklemlerinde görülmekte. Sıklıkla kendi kendini sınırlayan, sekelsiz iyileşen ve kısa süren bir monoatrit biçimidir. Ancak ender olarak kalça ve diz eklemlerinde hasara yol açan kronik Atrit ya da Sakroleit gelişebilmektedir. Bazen ayak bileklerinde ve diğer eklemlerde leylak rengine kaçan bir renk alan döküntüler oluşabilir.
Kas ağrıları: Uzun süre ayakta kalma, yorgunluk ya da egzersiz sonrasında özellikle baldırlarda ağrı, nadiren ağrılı şişlikler olabilir.
Çok daha seyrek olarak yüksek ateşle beraber 3–4 hafta sürebilen yaygın kas ağrıları da görülebilmekte. Erkek çocuklarda ve gençlerde yumurtalıklarının da ağrılı şişmeler ve morartı şeklinde atak oluşabilmekte. Çok nadiren, FMF damarlarda iltihaplanmalara neden olabilmekte. Bayanlarda düşük yapma oranı yüksek olduğu ve nadir de olsa kısırlık vakaları gözlendiği bilinmekte. Buna sebep kontrolsüzce devam eden atakların yumurtalık ve rahimde yapışmalar yaptığından kaynaklandığı bilinmekte ve günümüz tipinde bu sorunlar aşılabilmekte.

Maalesef atakların belli bir standardı yok. Ataklar kişiye ve taşıdığı Mutasyona göre değişik şekilde olabilir ve genellikle yukarıdaki sayılan bulgulardan biri veya bir kaçı görülebilmekte. Ateş her atağa eşlik etmeyebilir. Bir atakta karin ağrısı olurken diğer bir atakta eklem veya göğüs ağrısı yaşayabilir hasta. Ataklar beli bir süre ayni şekilde devam etse de daha sonra şekli değişebilmekte. Atakların sıklığı değişken olup, bazen ayda bir bazı dramlarda haftalık ya da 2-3ayda bir görülebilir. Ataklar arasında kişi tamamen sağlıklıdır, tabii FMF uzantısı bir başka hastalık yaşamıyor ise.
Ayrıca çocukların ve büyüme cağındaki gençlerin bazen üç haftaya kadar uzun sürebilen atakları olabilmekte. Bu dönemlerde kişiler çok hasta ve bitkin gözükürler ve günlük aktivitelerini yerine getiremezler. Ataklar çocukları okuldan geri koyacak kadar şiddetli olabilir.
ya zirvelerden gelen su gibi duru;
ya da kavrulmus ormanlar gibi kuru

hayat senin...ne istiyorsan o ol.....
Birsel
Site Admin
 
Mesajlar: 1412
Kayıt: Sal Haz 20, 2006 6:34 pm
Konum: Seligenstadt


Dön EKLEMLER-ROMATİZMA

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir