hayat herşeye rağmen yaşanılası

Romatizmal hastalıklarla ilgili yazılmış yazıları buradan takip edebilirsiniz

hayat herşeye rağmen yaşanılası

Mesajgönderen pinki tarih Cmt Kas 08, 2008 8:20 pm

merhaba,aranıza yeni katıldım,iyi ki varsınız...fmf teşhisiyle colchl kullanmaya başladım ve menstr sırasında olan karın ve göğüs ağrısı ataklarım -ki ,en az 24 saat bitkisel hayatta gibi oluyordum-hemen hemen geçti diyebilirim.sadece bazen karnım şişkinlik oluyor ama ağrı yok gibi.Ama birkaç senedir eklem ağrılarım var.Önce omuz ağrısıyla başladı ve omuzumda zamanla büyüyen birkist oluştu .şu an en büyük problem ellerimdeki ağrı,uyuşma ve tutukluk.Daha önce gece yaşayıp ,sabah yataktan kalkınca geçen problerim şimdi 24 saat var ...en önemlisi yüzük parmağım yokmuş gibi,yukarı kaldırırken sanki bir yere takılıyor ,bir garip.anlıyamadım...bu artrit mi? aynı şeyleri yaşayan arkadaşlar varmı? şimdiden teşekkürler.
pinki
pinki
 
Mesajlar: 5
Kayıt: Prş Eki 09, 2008 10:18 pm
Konum: ist

Mesajgönderen Birsel tarih Pzr Kas 09, 2008 11:42 pm

Mehraba Pinki,

aramiza hos geldin ve cok gecmis olsun... cok güzel bir baslikla girmisin, buda senin asla pes etmeyecek ve herdaim galip gelcek tarafta oldugunu gösteriyor...tebrikler...

Yasadiklarinma üzüldüm, ancak kolsizin kulanmaya baslayali agrilarin azalmasi kolsizine iyi cevap verdigini büyük ihtimalede ilimli birmutasyona sahib oldugunu gösteririr, isallah kolsizin kulandigin süre uzadikca cok daha iyi olcaksin...

Omuzundaki olay Atrit veya Atrozla ilgili olabilcegi bibi yazdiklarinizdan daha cok vaskülit ve hata fibriomanlji gelismis olabilcegi kanisindayim, zira bunlar da FMf gec tesiz edildiginde ortaya cikabilen ve durumunuzada uyan rahjatsizliklardir, ve tümünde tani konulmasi ve gerekli tedavi ve eksersizlerle yasam kalitemizin yükseltilebilmesi mümkün..yeterki uzman ellerde olup tedavileri dogru uygulayalim... size tavsiyem, en kisa zamanda iyi bir romatoloji uzmanina görünmeniz ve gerekli tahlileri yaptirmanizdir... tekrar gecmis olsun..


Fibromiyalji Sendromu

KRONİK AĞRI VE YORGUNLUK...

Günümüzde gelişen teknoloji, bir yandan hayatımızı kolaylaştırıp bize zaman kazandırırken diğer yandan insan üzerinde sinsi bir tehdit oluşturmaktadır.

İnsan vücudu hareket etmek üzere yaratılmış bir makinedir. Hareket etmeyen bedende kısa veya uzun dönemde problemler ortaya çıkar. Bu problemlerin en başında obezite (şişmanlık) gelir. Bununla birlikte vücudun oynak yerleri olan eklemlerde, vücudun en önemli destek dokularından olan kaslarda ve sonuç olarak iç organların fonksiyonlarında problemler ortaya çıkar. Ortaya giderek şişmanlayan, eklemlerin hareketlerinde kısıtlılığı olan, kaslarında ağrı tarif eden “kondüsyonsuz”, “yorgun”, “halsiz”, “isteksiz”, “hantal” bir kişi çıkar.

Bu kişiler genç veya yaşlı olabilir. Yaşın ilerlemesi durdurulamaz. Ama “ihtiyar” gibi görünmek veya yaşamak yerine zinde, sağlıklı, hareketli ve dolayısı ile kendinden mutlu “yaş”lanmak pekala mümkündür. Bu da düzenli yapılan egzersizler ve uygun diet ile beslenme zemininde uygulanan fizik tedavi programları ile mümkündür. Yukarıda bahsedilen halsiz, isteksiz, yorgun kişilerin büyük bir çoğunluğu zamanlarının önemli bir kısmını doktor doktor dolaşarak geçirirler.

Basit ağrı kesiciler ile hayatlarını sürdüren bu kişiler uzun dönemde şikayetlerinden kurtulamadıkları için müzminleşen bu şikayetlerle yaşamaya devam ederler. Bu yazı onların sorularına yanıt verebilmek amacı ile ele alınmıştır.

FİBROMİYALJİ SENDROMU NEDİR?

Fibromiyalji Sendromu, yaygın vücut ağrıları ve halsizlik ile kendini gösteren bir kronik ağrı sendromudur. En belirgin özelliği yaygın “kas ağrıları”dır. Hayat kalitesinde belirgin düşüşe neden olur. Hastaların yaygın vücut ağrılarının yanı sıra halsizlik, yorgunluk, isteksizlik, uyku bozukluğu ve dolayısı ile “sabah yorgun uyanma” ve “tutukluk” şikayetleri mevcuttur. Hastalar, yorgunluk nedeni ile işe konsantre olmada güçlük çekerler. “Sabah yorgun kalkıyorum” diyen hasta, gün boyu da aynı isteksizlik ve yorgunluk hissi ile bir şey yapmak istemez. Mevsim değişiklikleri ve özellikle soğuk ile şikayetlerde artış olur. İş gücü kaybı ve hayat kalitesinde düşüşe neden olur. Bu grup hastalar, kaynağı teşhis edilemeyen ağrı şikayetleri nedeni ile çeşitli branşların doktorlarına başvururlar, daha sık operasyon geçirirler. Ancak doğru teşhis edilemediğinde, şikayetler ağrı kesici ilaçlar ile geçiştirildiğinde sorun tam olarak giderilemez. Hastaların şikayetleri kısa bir süre azalmış veya geçmiş gibi gözükse de, bir süre sonra nüks eder.

NE SIKLIKTA VE KİMLERDE GÖRÜLÜR?

Görülme sıklığı kadınlarda %3-4 , erkeklerde %0,5 olarak bildirilmiştir. Hastaların %70-80 kadarı kadınlardır. Her yaş grubunda (çocuklar dahil) görülebildiği gibi, en sık 30-50 yaş grubunda rastlanmaktadır. Bir romatolojik hastalığı olanlar (romatoid artrit), enfeksiyöz bir hastalığı olanlar (viral veya bakteriyel hastalıklar) veya psikiyatrik hastalığı olanlar (major depresyon gibi) fibromiyalji sendromu açısından risk taşırlar.

HANGİ FAKTÖRLER ŞİKAYETLERİ ARTIRIR VEYA BAŞLATIR?

Fibromiyalji Sendormu’nda, hastaların şikayetleri gel-git şeklindedir. Bazen hiç şikayetleri olmazken, bazı dönemlerde şikayetleri artar. Fibromiyalji Sendromu’nun ortaya çıkmasını tetikleyen bazı nedenler mevcuttur:

"viral bir enfeksiyon, fiziksel veya duygusal bir travma (STRES), soğuk ve nemli hava, mevsim değişiklikleri, yüksek çalışma temposu, gürültü, ilaç"
değişiklikleri gibi.

Hastalar sıcak uygulama, masaj, hafif egzersiler ve tatil yapma ile rahatladıklarını ifade ederler.

BELİRTİLER VE BULGULAR NELERDİR?

Vücudun alt ve/veya üst yarısında ağrılar mevcutttur. Ağrılar, vücudun daha çok kullanılan boyun ve bel bölgelerinde belirgindir. Bu hastalarda tipik olarak, boyun, sırt bölgesindeki ağrılara başağrısı da eşlik eder. Mide ağrısı, ağrılı adet dönemleri, nefes almada zorlanma hissi, çarpıntı, zaman zaman ellerde terleme-titreme- uyuşma-karıncalanma ve şişlik hissi, gözlerde ve ağızda kuruluk hissi hastaların şikayetleri arasında yer alır.

NASIL TANI KONUR?

Fibromiyalji sendromunda kan tetkikleri ve radyolojik incelemeler normal sonuçlar verir. Ancak altta yatan başka hastalıklara da eşlik edebilir (romatoid artrit, lupus gibi). Laboratuar sonuçlarında anormal değerler söz konusu olduğunda mutlaka altta yatan patoloji araştırılmalıdır. Yukarıda bahsedilen şikayetler ve bulgulara ek olarak, vücudun belli bölgelerine (önceden tanımlanmış 18 hassas nokta) bası uygulandığında ağrı ortaya çıkar ki en az 11 bölgede ağrının tesbit edilmesi tanı koydurucudur.

HANGİ HASTALIKLARLA ÖRTÜŞEBİLİR?

Fibromiyalji sendromu, depresyon, migren, kronik yorgunluk sendromu veya miyofasyal ağrı sendromu gibi hastalıklarla örtüşebilir. Bunlardan birinin varlığı fibromiyalji sendromunun yok olduğu anlamına gelmez. Yani birarada da olabilirler. Örneğin yapılan çalışmalar, fibromiyalji hastalarının % 25’de depresyon, % 50’de de migren gözlendiğini ortaya koymuştur.

TEDAVİSİ NASILDIR?

Bu sendromun tedavisi için multidisipliner bir program düzenlenmelidir. Bu program içinde, ilaç tedavisinin yanısıra, egzersiz, masaj, fizik tedavi gibi komplementer tedaviler ve dietin düzenlenmesi yer alır. Gerektiğinde psikiyatrik destek verilmelidir. Tedavi, ağrıyı ve yorgunluğu azaltmak, depresif semptomları gidermek ve diğer semptomları en aza indirmek amacı ile düzenlenir. Burada “azalmış fiziksel aktivite ve artmış ağrı” kısır döngüsünü kırmak amaçlanır. Tek bir standart tedavi yolu yoktur:

Kişi “fibromiyalji sendromu” hakkında bilgilendirilmelidir.

Kişiye özel fiziksel egzersiz programı düzenlenmelidir.

Uyku problemi çözülmelidir.

Ağrı ve katılık çözülmelidir; kişinin rahatlaması ve gevşemesi için gerektiğinde fiziksel ajanlar ve relaksasyon teknikleri kullanılmalıdır.

Stres faktörleri ile başa çıkma veya dayanma gücünü artırmaya yönelik faktörler üzerinde durulmalıdır.

Önerilen ilaç tedavisi, ağrı ve uyku problemine yönelik olmalıdır. Dolayısı ile ağrı kesici ilaçlar, tedavi için yetersizdir. Tedavide, uygun doz ve sürede, doktor kontrolünde antidepresan ilaçlar kullanılmalıdır. Fibromiyalji Sendromu olan kişiler uzun süreli hareketsizlik nedeni ile kondüsyonsuz olduklarından, egzersiz programına yoğun şekilde başlamamalıdır. Ancak, zamanla istenen hedefe yavaş yavaş ulaşmalıdırlar.

Hedef, haftada en az 3 gün yarım saatten az olmamak kaydı ile yürüme, bisiklete binme veya yüzme gibi sporları devamlı yapabiliyor olmaktır. Egzersiz programından önce ısınma ve sonrasında soğuma egzersizleri yapılmalıdır. Böylece spor yaralanmalarından korunma sağlanır. Yapılan egzersizler hastanın kaslarında güçlenme yaparak, oturma veya ayakta durma sırasındaki duruşu düzeltir. Bu da kasların dengeli çalışması anlamına gelir.

Uzm.Dr. Burcu Sönmez
Türkiye Hastanesi
Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon
Kaynak: www.erecete.com
http://www.saglikplatformu.com/saglik_b ... upo_id=143
ya zirvelerden gelen su gibi duru;
ya da kavrulmus ormanlar gibi kuru

hayat senin...ne istiyorsan o ol.....
Birsel
Site Admin
 
Mesajlar: 1412
Kayıt: Sal Haz 20, 2006 6:34 pm
Konum: Seligenstadt

Mesajgönderen pinki tarih Pzt Kas 10, 2008 3:41 am

Sevgili Birsel,samimi başlıyorum çünkü, senin yazılarını ve fmf mücadeleni biliyorum.Dediğim gibi hayat herşeye rağmen...sadece hastalıklar değil,daha bir sürü problemlerle yaşanılası...benim probl. gelince;uzman evet ama samimi dr bulamamak,hayatın getirdiklerini yaşamak ve yanımdakileri kendimden daha çok önemsemek.Artık çok geç mi kaldım acaba...ilk defa demiyim ama,bu defa tekrar korktum çünkü,vasküler dediğin olayı biraz araştırdım ve hiç hoş değil...ve üstelik bana uyuyor.fmf ile güzel güzel yaşarken bu yan hastalıkllar da nesi diyorsun...şu an yine elimde problem ve yüzük parmağım avucumun içinde...yani işlevsiz.ve ben yinede çok şükür diyorum,sadece kendim değil ,hepimiz için...çünkü çaresiz değiliz. sevgiler.
pinki
pinki
 
Mesajlar: 5
Kayıt: Prş Eki 09, 2008 10:18 pm
Konum: ist


Dön EKLEMLER-ROMATİZMA

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir