AİLESEL AKDENİZ ATEŞİ (FMF)

AİLESEL AKDENİZ ATEŞİ (FMF)

Mesajgönderen birsell tarih Pzt Haz 20, 2011 12:58 am

AİLESEL AKDENİZ ATEŞİ (FMF)

Ailesel Akdeniz Ateşi (FMF); karın, akciğerler ve eklemlerin ağrılı inflamasyonu ve yineleyici yüksek ateş atakları ile karakterize bir hastalıktır.

Kalıtsal bir hastalık olup genellikle Akdeniz kökenli kişilerde gözlenir. Sıklıkla; Türk, Ermeni, Arap ve Askenazi kökenli olmayan Yahudi toplumlarında saptanır.

Ailesel Akdeniz Ateşi tanısı tipik olarak çocukluk çağında konur. Hastalığın kesin tedavisi bulunmamakla birlikte medikal tedavi ile kontrol altına alınarak şikayetler hafifletilebilir. Bu tedaviler, hastaları FMF komplikasyonlarından korumada da etklidirler.

TANI

Ailesel Akdeniz Ateşi'nin tanısı için spesifik bir test bulunmamaktadır. Diğer olası hastalıklar dışlandıktan sonra aşağıdaki bulguların bulunup bulunmamasına göre doktor tarafından bir tanı konabilir.
Belirtiler. FMF'in sık gözlenen belirtileri, nedeni açıklanamayan ani ateş, şiddetli karın, göğüs ve eklem ağrısıdır. Özellikle karın ağrısı apandisiti taklit edebilir.
Aile öyküsü. Genetik değişimler (mutasyon) ebeveynlerden çocuklarına geçebildiği için, aile öyküsü bulunması Ailesel Akdeniz Ateşi için riski arttırır.
Etnik köken. FMF genellikle Akdeniz kökenli kişilerde gözlenir. Sıklıkla; Türk, Ermeni, Arap, Kuzey Afrika ve Askenazi kökenli olmayan Yahudi toplumlarında saptanır. Daha az sıklıkla da Yunan ve İtalyan toplumlarında gözlenir. Ayrıca, Askenazi Yahudileri gibi diğer etnik gruplarda da saptanabilir. Bununla birlikte, tek başına etnik kökene dayanarak FMF tanısı konamaz.
Kan testleri. Ataklar sırasında kan testleri ile inflamasyonu gösteren bazı markerlar ların yüksekliği saptanabilir. Lökositoz, artmış eritrosit sedimantasyon hızı (ESR) ve yüksek serum fibrinojen düzeyi bu marker lardan en önemli olanlarıdır.
Genetik test. Bu testler FMF hastalığına neden olan MEFV gen mutasyonlarına sahip kişilerde tanı için faydalı olabilmektedir. Doktorlar genetik testleri tanı amacıyla çok fazla kullanmamaktadır. Bunun en önemli nedeni; laboratuvarlarda pratikte uygulanan testlerin, günümüzde sayısı 150'e yaklaşan MEFV gen mutasyonlarının tümünü saptamakta yetersiz kalmasıdır. Genetik testler, özellikle atipik bulguları olan hastalarda tanı konmasına veya konfirmasyonuna yardım edebilir


TEDAVI

Ailesel Akdeniz Ateşi için kesin bir tedavi olmamakla birlikte etkili medikal tedavi mevcuttur. Hastalığın bilinen en etkili tedavi yöntemi kolsişin kullanımıdır. Kolsişin ile ataklar ve mevcut olan belirtiler önlenebilir.

Kolsişin, vücuttaki inflamasyonu azaltarak etki gösteren bir ilaç olup genellikle hap şeklinde kullanılır. Bazı kişilerde günde tek doz kullanımı yeterli olabilir. Bazen, ishal gibi yan etkileri azaltmak için sık sık daha küçük dozlar kullanılması gerekli olabilir. Kişiler başlayacak olan bir atağı işaret eden belirtileri hissederek kolsişin tedavisine başlayabilirler ve bu şekilde atakların önüne geçebilirler.

Semptomların sıklık ve şiddetinin azaltılması

Doktor tarafından önerilen aralıklarla kolşisin kullanımı atakların sıklığını ve belirtilerin şiddetini azaltacaktır. Ayrıca, başta amiloidozis olmak üzere hastalığa bağlı komplikasyonların gelişme riskini azaltır. Hastalarda kolşisine bağlı olarak ayaklarda uyuşma ve yaşlılar ile karaciğer hastalığı olan ve böbreklerin yeterince iyi çalışmadığı kişilerde, kas zayıflığı veya ağrı gibi yan etkilere neden olabilir. Bununla birlikte, uzun süreli kullanımda bile kolşisin tedavisi güvenli olarak kabul edilir. Şikayetler kolşisin ile kontrol altına alınamıyor ise alfa-interferon veya talidomid önerilebilir.Bunlar da yeterli olmazsa etanercept (Enbrel), infliksimab (Remicade) veya anakinra (Kineret) tavsiye edilebilir. Yapılan bir araştırmada "seçici serotonin geri alım inhibitörü (SSRI)" ilaçların kolşisine bağlı oluşan yan etkileri tolere edemeyen kişilerde yararlı olabileceği gözlenmiştir.

KOMPLIKASONLAR

Komplikasyonların çoğu tedavi edilmeyen veya düzensiz tedavi uygulanan FMF hastalarında gözlenir. Bunlar:


Amiloidozis. Tedavi edilmeyen FMF hastalarında en sık gözlenen komplikasyon olup sıklıkla böbrekleri etkileyerek nefrotik sendrom adı verilen klinik bir tabloya neden olur.
Nefrotik sendrom. Genellikle amiloidoz ile ilişkilidir. Nefrotik sendrom nedeniyle böbrek glomerüllerinde (filtreleme sistemi) hasar oluşur. Bu kişilerde idrarda yüksek miktarda protein atılımı saptanır. Nefrotik sendrom, renal ven trombozuna (böbrek toplardamarı içerisinde pıhtı oluşması) veya böbrek yetmezliğine yol açabilir.
İnfertilite (kısırlık). Hastalardaki bulguların nedeni olan Inflamasyon aynı zamanda üreme organları da etkileyebilir. Kadınların üçte birinde infertiliteye neden olurken dörtte birinde de gebelik kayıpları gözlenir.
Kronik artrit. Ailevi Akdeniz ateşi saptanan kişilerde sık görülen şikayetlerden bir tanesidir. Çoğu kişide eklem yıkımına neden olmadan devam eder ve sıklıkla diz, ayak bileği, kalça ve dirsek eklemlerini tutar.
Genel rahatsızlık. Ailevi Akdeniz Ateşi, bazı kişilerde günlük hayatın akışını engelleyebilir. Eğer hastalık belirtileri çok şiddetli ise güçlü bir analjezik (narkotik) kullanımı tavsiye edilebilir.


YASAM STILI

Yaşam stili, Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) hastalarına aşağıdaki konularda yardımcı olabilir:

Düzenli ilaç kullanımı. İlaçları verilen dozlarda ve düzenli olarak kullanmak önemlidir. Kişiler; ilaç kullanımını, kaliteli bir yaşamın gereği olarak kabul etmelidirler. Bu; atakların azaltılması, şikayetlerin hafifletilmesi ve komplikasyonların önlenmesi için çok önemlidir. Kolsişinin düzenli olarak kullanılması ilaca bağlı yan etkileri azaltabilir.
Gebelik planlaması. Olası gebeliklerde bebekte FMF hastalığı riskinin belirlenebilmesi ve bu konuda detaylı bilgi sahibi olunabilmesi için hamilelik öncesinde bir doktora danışılmalıdır. Gerekli görülmesi durumunda çiftler genetik danışma için bir genetik uzmanına yönlendirilmelidirler. Çiftler, gebelikte kolşisin kullanımının bebekte anomali riskini arttırmadığı konusunda bilgilendirilmelidirler.Hamilelik döneminde, kesin olmamakla birlikte hormonal değişikliklere bağlı olarak atakların sıklığı ve bulguların şiddeti artabilir. Bu nedenle tedavinin düzenlenmesi daha da önem kazanır.
Diyet düzenlemesi. Bazı hastalarda ataklar düşük yağlı diyet ile azaltılabilmektedir. Kolşisin tedavisinin yan etkilerinden birisi de laktoz intoleransı olup hastalarda şişkinliğe bağlı karın bölgesinde rahatsızlık hissi gözlenebilir. Bu kişilerde laktoz içermeyen besinlerin alınması şikayetlerin azaltılmasına yardımcı olur.
ya zirvelerden gelen su gibi duru;
ya da kavrulmus ormanlar gibi kuru

hayat senin...ne istiyorsan o ol.....
birsell
 
Mesajlar: 73
Kayıt: Cum May 20, 2011 4:09 pm

Re: AİLESEL AKDENİZ ATEŞİ (FMF)

Mesajgönderen HİLAL_İPEK tarih Prş Eki 13, 2011 12:21 pm

BEN 22 YAŞINDAYIM 14 YAŞIMDAN BERİDİR FMF TANISI İLE KOLSİN KULLANIYORUM 4 YILLIK EVLİYİM VE 2 KEZ DÜŞÜK YAPTIM ROMATOLOJİ BÖLÜMÜNDE TAKİPTE OLDUĞUM HEKİM BANA KOLSİSİN GÜNDE 3 KEZ ALMAM GEREKTİĞİNİ 2 ALDIĞIM İÇİN DÜŞÜK YAPTIĞIMI ÇÜNKÜ HAP YETERSİZ GELDİĞİ İÇİN KANDA FMFİ DENGELEYEN MADDENİN ÇIKMASI SONUCU DÜŞÜK OLABİLECEĞİNİ SÖYLEDİ VE TEKRAR GEBE KALDIĞIN ANDAN İTİBAREN KONTROL ALTINDA OLMAM GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİ. ŞİMDİ HAMİLE OLMAMDAN ŞÜPHELENİYORUM FAKAT KAFAM O KADAR KARIŞIK Kİ KADIN DOĞUM DRU BANA KESİNLİKLE KOLSİN KULLANMAMAM GEREKTİĞİNİ ACİLEN BIRAKMAM GEREKTİĞİNİ BEBEĞİME ÇOK ZARAR VERDİĞİNİ SÖYLEDİ DÜŞÜKLERİN HİÇBİR SEBEBİ YOK BÜTÜN ARAŞTIRMALAR NORMALKEN BEN KİME İNANACAĞIM KULLANMALI MIYIM BIRAKMALI MI ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER
HİLAL_İPEK
 
Mesajlar: 1
Kayıt: Prş Eki 13, 2011 12:04 pm


Dön GENEL_GÜNCEL_ZİYARETÇİ DEFTERİ

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron