FMF olabilirmiyim??

FMF olabilirmiyim??

Mesajgönderen heroine tarih Cum Haz 26, 2009 5:13 pm

Herkese merhabalar..
benım sorunum geçen hafta şiddetli bir karın ağrısı ile başladı ve bunu mide bulantısı takip etti .. Akşam 8 de başlayan ağrılar ve bulantılar ara ara sabaha kadar devam ettı ve ben dayanamyıp sabah 6 da özel bir hastaneye gittim.. tabiki hemen apandistten şüphelendiler vücutta lökosit oranı 13000 çıktı ama emin olamayıp Kadın-doğum doktorunada baktırdılar oda yumurtalarda iltihap buldu ve bu arada benım ağrılarım azaldı...ve öğlene doğru benı eve gönderdiler ,ertesi gun yıne gittim doktora bişi yoktu ağrı sızı kalmamıştı... tam teşhis koyamadılar apandist atağı olabilir dediler .... Bu arada bir tanıdğım bana FMF hastalığından bahsettı aynı şikayetle doktora gden kuzenınde FMF hastalığı bulunmuş... Şimdi bana bunun üstüne gitmemi söylüyor , internetten araştırdım bazı ataklar bende de oluyor ama kesınlıkle bu hastalıkmıdır bılmıyorum.
Bu arada yaşım 29 ve ailemde bildiğim kadarı ile bir hastalık yok.
İlk defa bu kadar şiddetli bir karın ağrısı ve mide bulantısı yaşadım, yataktan kalkamadım..onun haricinde zaman zaman dizimde ,iç kısmında bazı ağrı olur ama bu dayanılmayacak boyutta olmadığı için hiç doktora danışmadım,yine aynı şekilde,bazı zamanlar sabah uaynınca çok fazla gerneşerek nefes alırsam göğsümde bir ağrı oluşuyor, hafıf bır batma hissi ve o gün bu batma geçmiyor ancak ertesi gün geçiyor ancak bu da dayanılmayacak boyutta değil...şimdi aklıma takılıyor hangi doktora gitmeliyim nasıl bir yol izlemeliyim...bu belitiler sizlerdede oldumu? bacak ve göğüs ağrılarım dediğim gibi çok değil, en son 1 hafta önce gelen karın ağrısı çok fena idi ...
İst. oturuyorum hangi hastaneye ne şikayetle gıtmeliyim ... çevereme söyleyınce boşver kafanı bunlarla karıştırma diyorlar ama benım içime maalesef kurt düştü.
Sizlerin yardımın bekliyorum teşekkürler.
heroine
 
Mesajlar: 1
Kayıt: Cum Haz 26, 2009 4:37 pm

Re: FMF olabilirmiyim??

Mesajgönderen mt_84 tarih Cum Haz 26, 2009 8:48 pm

FMF olup olmadığınızı en azından yüksek bir ihtimalle tespit edecek gen testi yaparak bulabilirsiniz.sosyal sigortanız varsa eger herhangi bir hastaneden bu dileğinizi dile getirebilirsiniz.FMF in genel bir yaşı yok her yaşta etkisini başlatabilir.bir bakmakta fayda var tabiki.
mt_84
 
Mesajlar: 46
Kayıt: Prş Nis 30, 2009 5:38 pm

Re: FMF olabilirmiyim??

Mesajgönderen dilek1973 tarih Çrş Tem 01, 2009 9:43 am

merhaba bende hemen hemen aynı sıkayetlerle gıttım dr karacıgerımde batma vardı daha oncelerıde olan fakat benı bu kafar rahatsız etmeyeyn sancılardı gecen ersembe gunu dayanılamaz boyutdaydı ıs yerınde aksamın olmasını kıvranarak yaptım daha sonra apor topar tıp fakultesıne gıttık serum takıldı cesıtlı testler apandısıt teshısı ve dıs gebelıkten suphelendıler hıc fmf den bahsetmedıler hastaneden ızınlı cıkarak ertesı gun kendı kadın dogum dr gıttıgımde dıs gebelık veya herhangı bır bulgu yoktu hersey normaldı.sancılarım o gun azalmıstı. tıp fakultesınden zorla cıkısımı alıp eve donduk fakat agrılarım aynı sıddetle devam ettı dahılıye uzmanı bır arkadasımdan baska kımseye guvenmedıgım ıcın artık ona gıttım 2 gun suren testler ılk testlerın sonucunda genel cerrahı uzmanı da dahıl apandısıt bulguları bulunamadı sadece kanda bazı degerler yuksek bazıları ıse dusuk cıktı dunde genetık testı ıcın kan verdım 9 temmuzda sonuclanacak fakat dun gece yıne sancılarla dolu bır gece gecırdım.ılk bulgulara gore hemen ılaclara basladım test sonucunu beklemekten baska hıcbır sey yapamıyorum suan bu sıteyı ıyıce ınceleyın hep cok ortak nokta bulabılecegın yazılar var ben dun geceden ıtıbaren ıncelıyorum sıteyı gen testınde de cıkmayan fmf olabılecegını yazmıs bazı arkadaslar ıyıce kafam karıstı ısın gercegı aslında benımde sızden hıcbır farkım yok bıze bırılerı yardımcı olursa sevınırım ıyı gunler gecmıs olsun herkese
dilek1973
 
Mesajlar: 3
Kayıt: Sal Haz 30, 2009 6:48 pm

Re: FMF olabilirmiyim??

Mesajgönderen Birsel tarih Pzr Tem 19, 2009 5:21 pm

Selam Arkadaslar,

heroine ve Dilek yazdiklariniz bir cok FMflide izlenen tablo ve malesef bir cok kisi yanlis tesizler nedeniyle tani öncesi gereksiz Amaliyatlarada maruz kaliniyor..Aslinda Toplumda bu kadar yayginken neden yeterli donaima sahib degil uzmanlar bunuda tam anlayabilmis degilim...

Siteyi arastirirken mutlaka belirtileri görmüsünüzdur ve sizlerinde bahsetiginiz bulgular bunlar arasinda yer aliyor... Tecrübelerimdende söyleyebilirimki, özelikle bayanlarda yumurtacik ilaplanmalari FMfle birlikte olusuyor ve bu ataklar nedeniyle yumurtaciklarda yapismalar gelisebiliyor... Tabiii hemen korkmamak gerekir bunun icin uzun yilar bu tür ataklarin olmasi gerekiyor... Siteyi okurken büyük ihtimal endiselendiginiz olmustur ama inaniki Cok az sayidaki FMfli disinda kolsizin kulanmaya basladiktan sonra FMF ataklar kontrol altina alinabilinir ve normale yakin bir yasam sürülebilinir..Asil sorun FMF degil bilakiz FMF nedenile olusabilcek uzanti hastaliklardir... Buyüzden FMFi hemen dünyanin sonu gibi görmeyin...Kaldiki FMf parmak izi gibidir, herkesete farkli seyreder.. Biz bir ayilede ayni mutasyonu tasimamiza ragmen ataklar farkli sekilde devam ediyorki kaldiki bu kadar cok mutasyonda bunlarda farkliklar var..yani hemen kötüsü düsünmek ve moreli bozmak gerekmez, biz FMfliler diger cronik hastaliklara sahib olan hastalar gibi Deprasyona yatkin kisileriz, ve malesef üzpntü stress bizlere iyi gelmiyor...

heroine anatiklarindan senin ilimli bir mutasyona sahib oldugunu ve tani konulduktan sonra büyük ihtimale ataklar kontrol altina alincagina inaniyorum...

Hastaligimiza Romatoloji bölüm bakmakta zira hastaligimiz romatizmal ve otuimmum hastaliklar grupuna girmekte, Nefrolojide gidebilceginiz diger bir branj.

Taniya gelince en basit tani yöntemi Kolszin test tani yöntemi...Hastaya 3 ila 6ay kadar kolsizin verilmekte daha sonra kolsizin durdurulup kolsizinli ve kolsizinsiz dönemdeki farki izmleyerek tani konulabiliyor...cünkü eger FMF seniz kolsizine basladiktan sonra azalip ilimlasir agrilar veya tamamen yok ulur oysa biraktirildiginda cok sürmeden eskiden daha sidetli agrilar olusur... Gen testte negativ ciksabile bu yöntemle tani konulabilinir... Umarim yardimci olabilmisimdir, hersey gönlünüzce olsun

HASTALIĞIN BELİRTİLERİ NELERDİR?

AAA hastalığının özelliği genellikle 12-72 saat sürebilen iltihabi ataklara eden olmasıdır. Ataklar nadiren birkaç saat kadar kısa veya bir hafta kadar uzun olabilir. Bu ataklar sırasında aşağıdaki belirtiler görülebilir:

Ateş

Ataklar sırasında ateş yükselmesi görülür. Ateşsiz veya çok hafif bir ateş ile seyreden ataklar olabileceği gibi, bazı ataklarda 39-40°C'yi bulabilen ve titremeyle yükselen ateş görülebilmektedir.

Karın ağrısı

En sık görülen atak türü olan karın ağrısı karın zarındaki iltihaplanmaya (peritonit) bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Bir bölgeden başlayarak bütün karına yayılabilir ya da belirli bir bölgeye sınırlı kalabilir. Karın ağrısına kabızlık veya ishal eşlik edebilir.

Karın ağrısı atakları, karın zarında iltihaplanma yapabilen diğer hastalıklara çok benzeyen belirti ve bulgulara neden olur. Bunun sonucunda, bazı hastalar akut apandisit, divertikülit, kolesistit veya bağırsak tıkanması (ileus) gibi tanılarla bir ya da daha çok kez ameliyat edilmiş olabilir. Adet döneminin hemen öncesinde olduğunda adet ağrıları ile de karıştırılabilmektedir.

Göğüs ağrısı

Akciğer zarlarındaki iltihaplanma atakları, göğüs kafesinin yan bölgelerinde derin nefes almakla batıcı nitelikte ağrılara neden olur. Çok daha nadiren görülen kalp zarı iltihapları ise, göğüs kafesinin ön bölgesinde, öne eğilmekle şiddetlenen ağrılı ataklar yapabilir.

Eklem ağrısı ve şişliği

En çok ayak bileği ve dizlerde olmak üzere, eklemlerde birkaç gün-hafta sürebilen ve şiş, ağrı ve kızarıklığa neden olabilen ataklar olabilir. Aşırı yogunluk, uzun süren egzersiz ya da ayakta kalma eklem iltihabı ataklarını başlatabilir. Eklem iltihabı atakları bazen aylarca sürebilir. Daha nadiren diz ve kalça gibi eklemlerde kronik (müzmin) iltihaplar (artrit) ve omurga romatizması (spondilit) gelişebilir.

Deri döküntüsü

Bazı ataklarda deride kızarıklık şeklinde döküntüler görülebilir.

Kas ağrıları

Uzun süre ayakta kalma, yorgunluk ya da egzersiz sonrasında özellikle baldırlarda ve uyluklarda ağrı, nadiren de ağrılı şişlikler olabilir. Çok daha seyrek olarak yüksek ateşle beraber 3-4 hafta sürebilen yaygın kas ağrıları da görülebilmektedir.

Daha az görülen belirtiler

Erkek çocuklarda yumurtalıklarda ağrılı şişmeler şeklinde ataklar oluşabilmektedir. Çok daha nadiren, AAA hastalığının damarlarda itihaplanmalara (vaskülit) neden olabildiği bilinmektedir. Bu hastalıkta Henoch Schönlein purpurası ve poliarteritis nodosa diye bilinen damar iltihabı hastalıklarının görülme olasılığı artmıştır.

Ataklarda genellikle yukarıda sayılan bulgulardan birisi görülür. Ateş her atağa eşlik etmeyebilir. Ataklarda görülebilen bulgulardan birkaçının aynı anda görülme olasılığı düşüktür. Bir atakta karın ağrısı olurken, bir başka atakta göğüs ağrısı veya eklem şişi gelişebilir. Bir süre belirli bir tipte ataklar tekrarlarken, daha sonra atak şekli değişebilir.




HASTALIĞIN TANISI NASIL KONUR?

AAA tanısı her şeyden önce yukarıda tanımlanan iltihabi atakların varlığına, yani klinik bulgulara dayanarak konur.

Tekrarlayan ataklar

Hastaların tekrarlayan hastalık belirtilerini tanımlaması, tanı için en kıymetli bulgudur. Benzer belirtilere neden olabilecek hastalıkların da dışlanması gereklidir. Hasta ilk atak sırasında görülmüşse, hastalığın tekrarlayıcı niteliğinin görülmesi amacıyla takibe alınması yararlı olacaktır.

Kan testleri

Hasta eğer atak sırasında görülmüşse, atağa eşlik eden iltihap bulgularının varlığı (ateş, kanda beyaz kürelerin -lökosit- sayısının artması, eritrosit sedimentasyon hızının artması, fibrinojen, CRP ve SAA düzeylerinin yükselmesi) ve bu testlerin atak sonlanınca normal değerlere inmesi tanıya yardımcı olur. Bu testlerin pozitif bulunmasının ailevi Akdeniz ateşine özgü olmadığı, sadece vücutta iltihabi bir reaksiyonun varlığına işaret ettikleri unutulmamalıdır. Dolayısıyla başka bir iltihabi hastalıkta (örneğin akut apandisit, bakterilere bağlı infeksiyonlar, vb) da yüksek çıkabilirler.

Aile öyküsü

Hastaların yaklaşık yarısında ailede benzer şikayetleri olan akrabaların olması tanıyı destekleyen önemli bir bulgudur. Bununla beraber, AAA'nin çekinik geçen bir hastalık olması nedeniyle, ailede başka bir hastanın olmaması da şaşırtıcı olmaz.

Amiloidoz

Hastada ikincil amiloidozun varlığı da tanıyı kuvvetle destekler.

Kolşisin tedavisine yanıt

AAA olduğu düşünülen hastalarda yeterli dozda kolşisin verildikten sonra atakların hiç tekrarlamaması ya da atak sıklığının ve şiddetinin belirgin olarak azalması tanıyı destekler.

Genetik testler

Günümüzde AAA hastalığına neden olabilen mutasyonların taraması da yapılabilmektedir. Bununla beraber,

hastalıkla ilişkili olduğu gösterilen mutasyonların sayısı 50'den fazladır ve az sayıda merkez dışında tamamını taramak mümkün olmamaktadır. Onun dışında, mutasyonların tamamı taransa dahi, klinik olarak AAA teşhisi konan hastaların yaklaşık %70'inde iki mutasyon göstermek mümkün olmaktadır.

Hastaların yaklaşık %20'sinde tek MEFV mutasyonu saptanırken, %10 kadar hastada hiç mutasyon gösterilememektedir. Öte yandan ülkemizde taşıyıcılık oranı da oldukça fazladır (yaklaşık %13-20) ve herhangi bir şikayeti olmayan insanlarda hastalıkla ilişkili bir mutasyonu taşıyıcı olarak bulma olasılığı da oldukça yüksektir. Yorumlama güçlükleri nedeniyle, belirli merkezler dışında genetik yöntemlerin 'tanı amaçlı' olarak kullanılması önerilmemektedir.
ya zirvelerden gelen su gibi duru;
ya da kavrulmus ormanlar gibi kuru

hayat senin...ne istiyorsan o ol.....
Birsel
Site Admin
 
Mesajlar: 1412
Kayıt: Sal Haz 20, 2006 6:34 pm
Konum: Seligenstadt


Dön GENEL_GÜNCEL_ZİYARETÇİ DEFTERİ

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron