Lupus

Nadir izlenen, Genetik Hastaliklar, ve FMF hastalarinda izlenilebilen hastaliklar

Lupus

Mesajgönderen Birsel tarih Cum Eyl 29, 2006 12:26 pm

Bu brosür, siklikla SLE veya lupus denen sistemik lupus eritematozuslu insanlar, onlarin aileleri, arkadaslari ve bu hastaligi iyi daha iyi anlamak isteyenler içindir. Brosür, hastaligi ve bulgulari tanimliyor ve tanisi, tedavisi hakkindaki bilgiler veriyor. Ayrica hastalarin bakimi, hamilelik, ve lupus’lu insanlarin hayat kalitesi gibi konulari tartisiyor. Bu kitapçigi okuduktan sonra baska sorunlariniz olursa bunlari doktorunuzla tartisabilirsiniz.

LUPUS’UN TANIMI
Lupus, otoimmun hastalik olarak bilinen bir savunma sistem bozuklugu tipidir. Otoimmun hastalikta savunma sistem kendi saglikli hücrelerine ve dokularina zarar verir. Bu iltihaba ve çesitli vücut dokularinin zararina neden olur. Lupus; eklemler, deri, böbrekler, kalp, akcigerler, kan damarlari ve beyni de içeren vücudun bir çok bölgesini etkileyebilir. Ayrica lupus’lu insanlarda çok degisik bulgular olabilir. Bunlarin en sik olanlari asiri yorgunluk, agrili veya sismis eklemler, açiklanamayan ates, deri döküntüleri ve böbrek sorunlaridir.

Hali hazirda lupusun tam bir tedavisi yoktur. Ancak, lupus’un bulgulari uygun tedavilerle kontrol edilebilir ve bu hastaligi olan insanlarin aktif ve saglikli yasam sürdürebilirler. Lupus, alevlenme olarak bilinen hastalik dönemleri ve remisyon olarak bilinen iyilik dönemleri ile karakterizedir. Alevlenmelerin nasil önlenebilecegini ve bunlarin nasil tedavi edilebilecegini anlamak, lupus’lu insanlarin daha saglikli bir hayat sürmelerine yardimci olur.

Bilinen çogunlukla kadinlarin erkeklerden daha çok lupus’lu oldugudur. Ailesel olabilir, ama hastanin çocugu, erkek kardesi, kiz kardesinde lupus daha az olacaktir.

Lupus genis terim olarak kullanilir. Lupus’ un birkaç çesidi vardir.

Sistemik Lupus Eritematozus: Bir çok insanin lupus dediklerinde kastettikleri hastalik formudur. Sistemik kelimesinin anlami, hastaligin vücudun bir çok bölgesini etkileyebilmesidir. SLE’ nin semptomlari hafif veya ciddi olabilir. SLE , genellikle ilk olarak 15-45 yas arasi insanlari etkiler. Çocuklukta veya hayatin sonraki dönemlerinde de olabilir.

Diskoid Lupus Eritematozus: Öncelikle deriyi etkiler. Kirmizi kabarik döküntü; yüzde, saçli deride veya baska yerlerde ortaya çikabilir, kabarik alanlar kalin ve pul pul olabilir. Döküntüler günler veya yillar sonra bitebilir ve tekrarlayabilir. Diskoid Lupuslu insanlarin küçük bir kisminda ileride SLE gelisebilir.
Ilaca Bagli Lupus:Tedavi nedenli lupus formunu kapsar. Artrit, döküntü, ates, gögüs agrisi gibi yakinmalar görülür. Böbrek tutulumu yoktur. Yakinmalar ilaç kesilince kaybolur. Hidralazin, procainamid, metildopa, kinidin, isoniazid, fenitoin ve karbamezepinle ilaca bagli lupus gelisebilir.

Neonatal Lupus: SLE olan kadinlarin yeni dogan bebeklerinde görülür. Neonatal lupusu olan bebeklerin ciddi kalp sorunlari olabilir. Bunun disinda bebeklerde deri döküntüsü, karaciger anormallikleri veya düsük kan degerleri olabilir. Riskli bebekler saptanarak, dogum sirasinda veya hemen sonrasinda takip ve tedavi edilir. Neonatal lupus çok nadirdir ve SLE’ li annelerin bebeklerinin çogu tamamen sagliklidir.

LUPUSUN NEDENLERINI ANLAMA
Lupus’un, tam olarak nedeni bilinmemektedir. Genetik, çevresel ve hormonal faktörler hastaliga neden olabilirler. Kesin neden bir kisiden digerine degisebilir. Arastirmalar genetigin en önemli rolü oynadigini göstermektedir. Lupus’un ailesel geçebilirligi, hastaligin gelisiminin genetik temeli oldugunu göstermektedir. Genetik faktörlerin tek basina etkili degildir. Ayrica günes isigi, stres, ilaçlar ve virüsler gibi enfeksiyöz ajanlarda etkili gibi durmaktadir.
Lupusta, vücudun savunma sistemi olmasi gerektigi gibi çalisamaz. Saglikli bir savunma sistem, vücudu istila eden virüsler, bakteriler ve yabanci maddelerle savasir ve onlari yok etmeye yardim eden özel proteinler olan antikorlari üretir. Lupus’da savunma sistem vücudun saglikli hücre ve dokularina karsi otoantikor adi verilen antikorlar üretir. Bu otoantikorlar vücudun çesitli bölgelerinde iltihaba neden olurlar. Ek olarak bazi otoantikorlar immunkompleks denen yapilar olusturmak için vücudun kendi hücreleri ve dokularindaki yapilarla birlesirler. Lupuslu insanlarda, bu immunkomplekslerin olusumunu iltihaba ve doku hasarina katkida bulunur.

LUPUSUN BULGULARI
Her kisi de lupus farkli bulgu ve yakinmalara neden olabilir. Bulgular hafiften agira dogru degisebilir ve zamanla artabilir veya kaybolabilir. Lupus’un sik karsilasilan bulgulari asiri yorgunluk, agrili veya sismis eklemler, açiklanamayan ates ve cilt döküntüleridir. Karakteristik cilt döküntüsü burun ve yanaklar boyunca ortaya çikar ve kelebek veya malar döküntü denir. Diger döküntüler yüzde ve kulaklarda, üst kolda, omuzlarda, gögüste ve ellerde ortaya çikar.
Lupusun diger semptomlari gögüs agrisi, saç dökülmesi, günes hassasiyeti, anemi, soguk ve strese bagli parmaklarda morarma veya kizariklik olusmasidir. Bazi insanlarda bas agrisi, bas dönmesi, depresyon veya bayilma nöbetleri görülür. Bazi bulgular, tani konulduktan yillar sonra ortaya çikabilir.

Bazi lupus’lu hastalarda, sadece deri veya eklem gibi vücudun bir sistemi etkilenebilir. Vücudun hangi sisteminin ne derecede ciddi etkilendigi kisiden kisiye degisir. Siklikla eklemler ve kaslar etkilenir. Artrit ve kas agrilarina neden olur. Cilt döküntüleri tamamen siradandir. Ayrica vücudun diger sistemleri de lupus’dan etkilenebilir.

Böbrekler: SLE’ de olusan böbrek iltihabi (nefrit), vücuttan atik ürünlerin ve diger zararli maddelerin etkin bir sekilde uzaklastirilmasini bozabilir. Böbrekler saglik için çok önemli oldugundan lupus’lu böbreklerde kalici zararin önlenmesi için genellikle yogun ilaç tedavisi gerekir. Genellikle böbrek tutulumu ile iliskili agri olmamasina ragmen bazi hastalar bileklerinin sistigini bildirebilirler. Siklikla böbrek hastaliginin teshisi anormal idrar testleridir.

Merkezi Sinir Sistemi: Bazi hastalarda lupus beyin ve merkezi sinir sistemini etkiler. Bu bas agrisi, bas dönmesi, hafiza ile ilgili sorunlar, görme problemleri, inme veya davranis degisimlerine neden olabilir. Ayrica bulgularin bazilari, lupus’un bazi tedavileri veya hastalikla iliskili emosyonel stresten kaynaklanabilir.

Kan Damarlari: Kan damarlarinda iltihabi olusabilir (Vaskülit).

Kan: Lupus’lu insanlarda anemi veya lökopeni (beyaz kan hücrelerinin sayisinda azalma) gelisebilir. Lupus ayrica kan pulcuklarinin sayisinin azalmasina, yani trombositopeniye neden olarak kanama ihtimalini artirir. Lupus’lu bazi insanlarda pihti olusma riski artmistir.

Akcigerler: Bazi lupus’lu insanlarda plörit, yani gögüs boslugunu örten zarin iltihabi gelisir ve solunumla gögüs agrisina neden olur. Lupus’lu hastalarda ayrica pnömöni (zatüre) de olabilir.

Kalp: Bazi lupus’lu insanlarda iltihab, kalbi besleyen damarlarda (kroner vaskülit), kalbin kendisinde (miyokardit veya endokardit) veya kalbi saran zarda (perikardit) olusabilir ve gögüs agrisi ile diger bulgulara neden olabilir.

LUPUSUN TANISI
Lupusun tanisi zor olabilir. Bu kompleks hastaligin tanisini dogru koymak için semptomlari bir araya getirmek, doktorlarin aylarini hatta yillarini bile alabilir. Lupus’un dogru tanisini koyma, doktor tarafindan bilgi ve dikkati, hasta tarafindan ise iyi bir iletisimi gerektirir. Doktora tam, dogru bir tibbi hikaye (örnegin hangi saglik problemlerinin oldugu ve ne kadar sürdügü) anlatmak, tani islemi için önemlidir. Bu bilgi fizik muayene ve laboratuar testlerinin sonuçlari ile artar ve doktor lupus’a benzer diger hastaliklari düsünmesine, hastanin gerçekten hastaligi varsa tespitine yardim eder. Taniya ulasmak zaman alabilir ve giderek yeni semptomlar ortaya çikabilir. Tek basina bir test bir kisinin lupus olup olmadigini saptayamaz ama bazi laboratuar testleri doktorun tani koymasina yardim edebilir. En faydali testler, lupus’lu insanlarda siklikla gelisen belirli kan otoantikorlarinin gösterilmesidir. Örnegin antinükleer antikor testi (ANA)bir çok lupus’lu hastada pozitiftir. Ancak bazi ilaçlar enfeksiyonlar ve diger hastaliklar da pozitif sonuca neden olabilirler. ANA testi basitçe doktorun tani koymasinda diger ip uçlarina dikkat etmesini saglar. Lupus’lu insanlara daha spesifik otoantikorlarin bireysel tipleri için kan testleri de olmasina ragmen lupus’lu insanlarin tamaminda da bu testler pozitif degildir. Bu antikorlar anti-DNA, anti-Sm, anti-RNP, anti-Ro (SSA) ve anti-La (SSB) içerir. Doktor lupus tanisi koymada yardimci olmasi için bu antikor testlerini kulanabilir. Bazi testler daha az siklikla kullanilirlar ama kisinin semptomlarinin nedeni degil de yardimci olabilirler. Doktor deri ve böbrek biyopsisi isteyebilir. Tekrar bütün bu testler doktora, yalnizca doktora tani koymasinda ip ucu ve bilgi veren vasitalardir. Doktor, bir kisinin lupus oldugunu saptamak için tablonun tamamina (tibbi hikaye, semptomlar ve test sonuçlari) bakmalidir.
Diger laboratuar testleri, tani bir kere kondugunda hastaligin ilerlemesini görüntülemede kullanilir. Tam kan sayimi, idrar tetkikleri, kan kimyasi ve eritrosit sedimantasyon (ESR) orani da degerli bilgiler verebilir. ESR, vücuttaki iltihabin bir ölçüsüdür. Pihtilasmis kanin kirmizi hücrelerinin, tüpün tabanina ne kadar hizli düstügünü test eder. Diger bir test de, kompleman denen bir grup proteinin kan seviyesinin ölçülmesidir. Lupus’lu hastalarda, özellikle hastaligin alevlendigi dönemlerde siklikla düsük kompleman seviyesi vardir.

Lupus Için Tanisal Araçlar:

Tibbi hikaye
Tam fizik muayene
Laboratuar testleri
Tam kan sayimi
Eritrosit sedimantasyon orani: artmis ESR vücuttaki inflamasyonu gösterir.
Idrar tetkiki
Kan kimyasi
Kompleman seviyeleri: Özellikle alevlenmelerde siklikla düsüktür.
Antinükleer antikor testi (ANA) : Lupuslu hastalarin çogunda pozitiftir, ama ANA pozitifliginin baska sebebleride olabilir.
Diger antikor testleri:Anti-DNA, anti-SM, anti-RNP, anti Ro (SSA), anti-La (SSB) bu testlerin bir veya daha fazlasi, bazi lupuslu insanlarda pozitif olabilir.
Sifiliz testi: lupuslu insanlarda yanlis pozitifligi olabilir.
Deri veya böbrek biyopsisi
LUPUSUN TEDAVISI
Lupus’un tani ve tedavisi, hasta ve birkaç tipteki saglik çalisani arasindaki bir takim çalismasidir. Bir kisi kendi aile doktoruna veya dahiliye uzmanina gidebilir veya Romatologa müracaat edebilir. Romatolog , artrit, eklem, kemi, kaslarin hastaliklari ve savunma sistemi ile ilgili hastaliklarda uzmanlasmis doktordur. Bu hastaligin tedavisi romatolog tarafindan diger branslardan da faydalanilarak yapilir. Tedavinin alani ve etkinligi, doktorlara hastaligin tedavisinde daha fazla seçenek verilmesiyle dramatik olarak artmistir. Hasta için doktorla yakin olmak ve tedavide aktif bir rol almak önemlidir. Bir kere lupus’un tanisi kondugunda doktor, hastanin yasi, cinsiyeti, saglik durumu, semptomlari ve yasam tarzini baz alan bir tedavi plani gelistirir. Tedavi plani bireyin ihtiyaçlarina göre sekillenir ve zamanla degisebilir. Tedavi planin gelistirilmesinde doktorun, birkaç hedefi vardir: alevlenmelerin önlenmesi, alevlenme oldugunda tedavisi ve komplikasyonlarin en aza indirgenmesidir. Doktor ve hasta plani mümkün oldugunca etkili hale getirmek için, düzenli olarak plani degerlendirmelidirler.

Lupus tedavisinde birkaç tip ilaç kullanilir. Doktorun seçtigi tedavi, hastanin bireysel semptomlarina ve ihtiyaçlarina dayanir. Eklem agrisi, ates ve sisligi olan insanlar için, nonsteroidal antiinflamatuar (NSAII) ilaçlar olarak adlandirilan, iltihabi azaltan ilaçlar kullanilir. agri, sisme ve atesi kontrol etmek için yalniz veya diger ilaç tipleri ile birlikte kullanilabilirler. NSAII’ lerin sik görülen yan etkileri;mide ile ilgili yakinmalar, ishal ve vücutta sivi tutulumunun artmasidir. Bazi lupus hastalarinda NSAII’ leri alirken karaciger ve böbrek ile ilgili sorunlar gelisebilir. Bu ilaçlari alirken doktorla yakin temas halinde olmak önemlidir.

Antimalaryal ilaçlar, lupus tedavisinde siklikla kullanilan diger bir grup ilaçlardir. Bu ilaçlar aslen sitma hastaliginin tedavisinde kullanilir. Ama doktorlar lupus tedavisinde de faydali oldugunu bulmuslardir. Antimalaryallerin lupusta nasil çalistigi tam belli degildir ama bilim adamlari savunma cevabin bazi kisimlarini baskilayarak çalisabileceklerini düsünüyorlar. Lupus tedavisinde; hidroklorokin (Plaquenil, Quensyl), klorokin) ve kinakrin (Atabrine)’ i de kapsayan özgül antimalaryaller kullanilir. Yalniz veya diger ilaçlarla birlikte kullanilabilirler. Genellikle yorgunluk, eklem agrisi, deri döküntüleri ve akciger iltihabi tedavisinde kullanilirlar. Antimalaryallerin yan etkileri mide yakinmalari ve çok nadir olarak gözün retinasinda hasar olabilir.

Lupusun ana tedavisi prednison (Deltacortil), hidrokortizon, Metilprednizolon (prednol) ve Deflazokort (Flantadin) da içeren kortikosteroid hormonlarinin kullanimidir. Kortikosteroidler, dogal bir hormon olan kortizol ile iliskilidirler. Iltihabi hizli bir sekilde baskilayarak çalisirlar. Kortikosteroidler agiz yoluyla, cilde sürülen kremlerle veya enjeksiyonla verilebilir. Güçlü ilaçlar olmalari nedeni ile doktor en faydali en küçük dozu aramalidir. Kortikosteroidlerin kisa dönemdeki yan etkileri sisme, istah artisi, kilo alma ve duygusal inis ve çikislari içerir. Bu yan etkiler genellikle ilaç kesildiginde kaybolurlar. Kortikosteroidlerin aniden kesilmesi tehlikeli olabilir. Bu nedenle doktor ve hastanin kortikosteroid degistirmek için beraber çalismasi çok önemlidir. Bazen doktorlar büyük miktarda kortikosteroidi toplar damar yoluyla verirler (bolus veya pulse tedavi). Bu tedavide tipik yan etkiler daha azdir ve yavas geri çekime gerekli degildir.

Kortikosteroidlerin uzun dönemdeki yan etkileri, deride esnek izler, asiri saç uzamasi, osteoporoz, yüksek kan basinci, arterlerde hasar, yüksek kan sekeri, enfeksiyonlar ve katarakttir. Tipik olarak kortikosteroidlerin daha yüksek dozlarinda, daha ciddi yan etkiler olur. Ayrica daha uzun süre alindiginda, yan etki riski daha fazladir. Kortikosteroid alan lupuslu hastalar, osteoporoz (zayif, kirilgan kemikler) riskini azaltmak için ek kalsiyum ve D-vitamini alma konusunda doktorlari ile konusabilirler.

Böbrekleri veya merkezi sinir sistemi lupus’tan etkilenmis hastalar için, savunma sistemini baskilayici (immunosüpresif bir grup ilaç kullanilabilir. Azathioprin (Imuran), mikofenilat mofetil(cellcept) ve siklofosfamid (endoksan) gibi immunosüpresifler, bazi bagisiklik hücrelerinin üretimini bloke ederek ve digerlerinin isini engelleyerek, asiri çalisan bagisiklik sistemini kontrol ederler. Bu ilaçlar agiz yoluyla veya damar yoluyla verilebilirler. Yan etki olarak bulanti, kusma, saç kaybi, mesane problemleri, fertilite düsüklügü, artmis kanser ve enfeksiyon riski olabilir. Yan etki riski tedavi süresinin uzunlugu ile artar. Lupus’un diger tedavilerindeki gibi immunosüpresiflerin kesilmesinden sonra nüksetme riski vardir.

Doktorla yakin çalisma lupus’un tedavisinin mümkün oldugunca basarili olmasini saglar. Bazi tedaviler zamanla yan etkilere neden oldugu için yeni semptomlari doktora zamaninda bildirmek önemlidir. Ayrica doktorla konusmadan tedaviyi durdurmak veya degistirmemek de önemlidir. Lupus tedavisinde kullanilan ilaçlarin özelligi ve fiyatlari, olasi ciddi yan etkileri ve kür olmamasi nedeniyle, bir çok hasta hastaligin diger tedavi yöntemlerini arastiriyor. Önerilmis bazi alternatif yaklasimlar: özel diyetler, ek gidalar, balik yaglari, merhem ve kremlerdir. Bu yöntemler zararli olmamalarina ragmen, bu güne kadar faydali olduklarini gösteren arastirma da yoktur. Bazi alternatif veya tamamlayici yaklasimlar, hastanin kronik bir hastalikla yasamanin verdigi stresin üstesinden gelmesine veya bir kismini azaltmasina yardim edebilir. Eger doktor yaklasimin degeri oldugunu ve zararli olmadigini hissederse, hastanin tedavi planina dahil edebilir. Ancak düzenli saglik kontrolünün veya ciddi bulgularin tedavisinin ihmal edilmemesi önemlidir.

LUPUS VE HAYAT KALITESI
Lupus’un bulgulari ve tedavisinin potansiyel yan etkilerine ragmen, lupus’lu insanlar yüksek hayat kalitesine sahip olabilirler. Lupus’un tedavisinde anahtar, hastaligi ve stresini anlamaktir. Pek çok lupus’lu hasta, atak öncesinde yorgunlukta artis, agri, döküntü, ates, mide rahatsizligi, bas agrisi veya bas dönmesi yasar. Alevlenmeleri önleyecek stratejiler gelistirmek faydali olabilir. Güneslenmenin sinirlandirilmasi (yogun güneslenme bazi hastalarda alevlenmeyi tetikleyebilir) ve yeterli dinlenme ve sessiz zamanlarin listelenmesi gibi.

Ayrica lupus’lu insanlar için, bulgularin kötülestiginde yardim aramak yerine düzenli saglik kontrolünden geçmekte önemlidir. Düzenli olmasi tibbi muayeneden geçmek ve laboratuar testlerinin yaptirmak, doktorun degisikliklere dikkat etmesine izin verir ve alevlenmelerin ön görülmesine yardim edebilir. Bireyin özel ihtiyaçlarina ve durumuna göre hazirlanmis olan tedavi plani, gereginde yeniden düzenlenebilir. Eger yeni bulgular erken taninirsa, tedavi daha etkili olabilir. Diger ilgili konular, düzenli saglik kontrollerinde söylenebilir. Doktor; günes gözlügü kullanimi, düzenli egzersizlerin önemi ve istirahat, aile planlamasi ve dogum kontrolü gibi konularda rehberlik edebilir. Lupus’lu insanlarda daha çok enfeksiyon süphesi oldugundan, yillik grip (influenza) asisi tavsiye edebilir.

Lupus’lu insanlar jinekolojik muayene ve meme muayenesi gibi düzenli saglik kontrolünden geçmelidir. Düzenli dis muayenesi olasi tehlikeli enfeksiyonlarin önlenmesinde yardimci olabilir. Kortikosteroid veya antimallaryal tedavi aliyorsa, göz problemlerinin teshisi ve tedavisi için yillik göz muayenesi yapilmalidir.

Lupus’lu insanlar için saglikli kalmak ekstra çaba gerektirir. Iyilik halini sürdürmek için stratejiler gelistirmek çok önemlidir. Iyilik vücuda, akla ve ruha yakin dikkati içerir. Lupus’lu insanlar için iyiligin birinci amaçlarindan biri de, kronik bir hastaligi olmanin verdigi stresle basa çikmaktir. Etkili stres yönetimi, kisiden kisiye degisir. Yardimci olabilecek yollardan bazilari; egzersiz, ilaçlar gibi rahatlama yöntemleri, zaman ve enerji harcamaya öncelik vermektedir.

Iyi bir destek sistemini gelistirmek ve sürdürmek de önemlidir. Bir destek sistemi; aile, arkadaslar, tip çalisanlari, toplumsal organizasyonlar ve organik destek gruplarini içerebilir. Bir destek grubuna katilmak, emosyonel yardim saglayabilir, öz sayginlik ve morali kazandirabilir ve beceriler kazanmaya yardim edebilir.

Lupus hakkinda daha fazla seyler ögrenmekte yardim edebilir. Çalismalar göstermistir ki daha iyi bilgilendirilmis ve kendi bakimlarinda daha aktif yer almis hastalar daha az agri çekmis, doktoru daha az ziyaret etmis özgüvenini saglamis ve daha aktif durmuslardir.

LUPUSLU KADINLARDA HAMILELIK
Yirmi yil önce, lupus’lu kadinlara, hastaligin alevlenme riski ve artmis düsük riski nedeniyle hamile kalmamasi önerilirdi. Arastirmalar ve tedaviler sayesinde, çok sayida lupus’lu kadin, basarili bir hamilelik dönemi geçirebiliyor.

Lupus’ da hamileligin hala yüksek risk olarak görülmesine ragmen, birçok lupus’lu kadin, bebeklerini hamileligin sonuna katar güvenli olarak tasiyabiliyor. Uzmanlarin kesin sayida hem fikir olmasina ragmen lupus’lu kadinlarin gebeliklerinin %20-25 i düsükle sonuçlaniyor. Hastaligi olmayan kadinlarda ise bu oran %10-15’tir. Hamilelikten önce, hamilelikle ilgili ögütlerde belirtilmesi ve hamileligin planlanmasi önemlidir. Ideal olarak, hamile kalmadan önce bir kadinda lupus’un hiçbir belirti ve semptomu olmamali ve son 6 aydir hiçbir ilaç tedavisi almamis olmalidir.

Bazi kadinlarda hamilelik sirasinda veya sonrasinda bir alevlenme olabilir, digerlerinde ise olmayabilir. Hamile lupus’lu kadinlar, özellikle kortikosteroidleri aliyorken, hipertansiyon, diyabet, hiperglisemi (yüksek kan sekeri) gibi durumlara daha yatkindirlar. Bundan dolayi hamilelik süresince düzenli muayene ve iyi beslenme gereklidir. Dogum zamaninda, bebegin özel tibbi bakim gerektirdigi durumlarda, yeni dogan yogun bakim ünitesiyle görüsülmelidir. Lupus’lu kadinlarin bebeklerinin %25 kadari prematüre dogarlar ama dogustan bozukluklari olmaz.

Hamilelik süresince tedavi seçeneklerine dikkat edilmesi önemlidir. Kadin ve doktoru, anneye ve bebege olasi risklerini ve faydalarini tartmalidir. Lupus tedavisinde kullanilan bazi ilaçlar., hamilelik boyunca kullanilmamalidir. Çünkü bebege zarar verebilir veya düsüge neden olabilirler. Hamile kalmis lupus’lu bir kadinin, dogum uzmani ve lupus uzmani doktorunun ikisiyle de yakin çalismaya ihtiyaci vardir. Ikisi beraber çalisarak bireyin ihtiyaçlari ve durumunu degerlendirebilirler.

Düsük korkusu, birçok hamile lupus’lu kadin için gerçektir. Arastirmacilar, antikordiyolipin antikor ve lupus antikoagülan (ikisi antifosfolipid olarak anilir) denen iki lupus otoantikorunu tanimlamislardir. Bunlar düsük riski ile iliskilidirler. Bu antikorlari olan hamile kadinlarin erkenden saptanmasi, doktorlarin düsük riskini azaltmak için adim atmasina yardim edebilir. Bu antikorlar için testleri pozitif olan ve öncesinde düsügü olan hamile kadinlar, genellikle bebek aspirini veya heparinle hamilelik boyunca tedavi edilirler. Vakalarin az bir kisminda, Anti-Ro ve Anti-La denen özel antikorlara sahip kadinlarin bebeklerinde, döküntü veya düsük kan düzeyleri gibi lupus semptomlari vardir. Bu Sistemik Lupus Eritematosuz degildir ve hemen daima geçicidir. Neonatal lupus semptomlu olan bebeklerin çogunun tedaviye ihtiyaci yoktur.
Birsel
Site Admin
 
Mesajlar: 1412
Kayıt: Sal Haz 20, 2006 6:34 pm
Konum: Seligenstadt

diskoid lupus

Mesajgönderen UZAKDİYAR tarih Sal Tem 24, 2007 1:17 pm

merhabalar benim annem 45 yaşında 3-4 yıldır dudaklarında iyileşmeyen yaralar mevcut.bu süre zarfında sinirsel egzama tedavisi gördü.1 ay önce haseki hastenesinde diskoid lupus eritematozus (DLE) tanısı kondu. yüksek koruyuculu güneş kremi (50 faktör) ve nemlendirici krem ayrıca Quensly tabletten günde 2 kez kullanılmak üzere ilaç verildi.Virüs vucuda yayılmamış sadece dudaklarında yaralar şeklinde.

Benim sizden ricam bu hastalık hakkında geniş bilgi (tamamen yok edilemiyormuş int.ten okudugum kadarıyla) bu konuda yardımcı olabilirseniz çok sevinirim. :?:

saygılarımla,
UZAKDİYAR
 
Mesajlar: 1
Kayıt: Sal Tem 24, 2007 12:03 pm
Konum: İSTANBUL

Mesajgönderen Birsel tarih Sal Ağu 21, 2007 10:37 pm

Mehraba,

Annenize cok gecmis olsun.... Evet Lupus yukardaki bilgidende görüldügü gibi genetik gecimli ve zor bir Hastaliktir..dogru ilaclarlaki annenize uygulanmaya baslanmis, Lupus allevlenmeleri kontrol altina alinabiliyor...

Tamamen iyilesmesi ancak kök hücre ve ilik nakli ile yapilabiliyor ve bu tedavi türü oldukca yeni uygulanmakta ama basarili oldugu söyleniyor burda (Almanyada)..Sitemizde Lupus arti FMf hastasi arkadaslarimiz var onlarla tanisip bilgi alisveriste bulunabilirsiniz....

http://www.aileviakdenizatesi.com/forum ... p?t=270....


KININ =Quensyl;
Dunyda insanligin var olusundan beri insanligi dönem dönem tehtidi ve günümüzdede sende 2 Milion kisinin hayatini kaybetigi isitma diger adiyla bataklik hummasi,malarya tedavisinde kullanildigi biinmekte...
Kinakina agaci,humma agaci ve Kontestozu olarakta adlandirilmakta.15-20 metre boyunda bir agactir ve gövde ve kabuklari kullanir..Ana yurdu tropikal ülkeler ve hindistan,Endonizyadir...Kina Kinanin iceriginde kinin,kinidin,kinsonin ,singol,kupreal gibi maddeler var ve tadi acidir...
Kinin faydasi:ates düsürücüdür. sitm,a zastaliginda tedavi eder, .Tifo hastaliginda faydalidir,Agrili ve mikroplu hastaliklarin nekaat devresini kisaltir.cilt kasintisina faydalidir.istah acar,kuvet verir ve kabizligi giderir...
Klorokin(kinin) Romatit atrit ve diger romatizmal hastaliklarda ve AutoImmumsistem hastaliklarda tedavilere oldukca basarilidir..
Biz FMF hastalarinda bu etgenliginden yararlaniyoruz.yani kontrolsuzce devam eden ataklarin bir cogumuzda kronik atritler eklemlerde sorunlar yaopmakta.buna sebep Immum systemimizin yogun calismasidir,Yani disardan olusan veya vücüdümüza herhangi bir mikroorganizim i lokelize etmek ortadan kaldirmak ve zarasiz hale getirmek üzere vücüdümüzün dogal silahsörleri,alyuvarlar.t-zelleler anladiklari yanlis komut sonucu ortada herhangi bir mikroorganizim veya intap olmamasina ragmen ataga gecer ve vucutun kendi kendiyle saldirmasina ve cesitli organlarin eklemlerde intap varmis gibi savunmaya gecme sonucu agrili sislikler olusmakta.zamanla bu yanlis komutlar organlari eklemleri ve bizleri yipratmakta...Kinin maddesinin özeligi Bagisiklik sistemimizi baskilamak ve olasi yanlis komut sonucu olusabilcek agrili sislikleri ve sikayetleri ortadan kaldirmak...Immunsystemimizi Kontrol altinda tutrak vücütün kendi kendiyle savasini önemektir...
Kinakina kabugundan elde edilen alkoloidi kalp deprasani olarak ve kalp ritimmi düzenliyici olarak kullanilmakta...
Kinakina tipta olcukca genis bir cevrede kullanilmakta, senteti ve kemotrapie tedevilerin bulunmasiyla eskisi kadar rovanjda olmasada tipa getirdigi deger tartisalamaz...

Daha detayli bilgi isteyenler türkiyde istanbul kadiköy sitma savas merkezine basvurabilirler

tekrar gecmis olsun...
ya zirvelerden gelen su gibi duru;
ya da kavrulmus ormanlar gibi kuru

hayat senin...ne istiyorsan o ol.....
Birsel
Site Admin
 
Mesajlar: 1412
Kayıt: Sal Haz 20, 2006 6:34 pm
Konum: Seligenstadt


Dön Genel saglik / Hastaliklar ve tedavileri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron