Fibromiyalji Sendromu

Nadir izlenen, Genetik Hastaliklar, ve FMF hastalarinda izlenilebilen hastaliklar

Fibromiyalji Sendromu

Mesajgönderen Birsel tarih Prş Eyl 28, 2006 11:13 pm

Fibromiyalji Sendromu

KRONİK AĞRI VE YORGUNLUK...

Günümüzde gelişen teknoloji, bir yandan hayatımızı kolaylaştırıp bize zaman kazandırırken diğer yandan insan üzerinde sinsi bir tehdit oluşturmaktadır.

İnsan vücudu hareket etmek üzere yaratılmış bir makinedir. Hareket etmeyen bedende kısa veya uzun dönemde problemler ortaya çıkar. Bu problemlerin en başında obezite (şişmanlık) gelir. Bununla birlikte vücudun oynak yerleri olan eklemlerde, vücudun en önemli destek dokularından olan kaslarda ve sonuç olarak iç organların fonksiyonlarında problemler ortaya çıkar. Ortaya giderek şişmanlayan, eklemlerin hareketlerinde kısıtlılığı olan, kaslarında ağrı tarif eden “kondüsyonsuz”, “yorgun”, “halsiz”, “isteksiz”, “hantal” bir kişi çıkar.

Bu kişiler genç veya yaşlı olabilir. Yaşın ilerlemesi durdurulamaz. Ama “ihtiyar” gibi görünmek veya yaşamak yerine zinde, sağlıklı, hareketli ve dolayısı ile kendinden mutlu “yaş”lanmak pekala mümkündür. Bu da düzenli yapılan egzersizler ve uygun diet ile beslenme zemininde uygulanan fizik tedavi programları ile mümkündür. Yukarıda bahsedilen halsiz, isteksiz, yorgun kişilerin büyük bir çoğunluğu zamanlarının önemli bir kısmını doktor doktor dolaşarak geçirirler.

Basit ağrı kesiciler ile hayatlarını sürdüren bu kişiler uzun dönemde şikayetlerinden kurtulamadıkları için müzminleşen bu şikayetlerle yaşamaya devam ederler. Bu yazı onların sorularına yanıt verebilmek amacı ile ele alınmıştır.

FİBROMİYALJİ SENDROMU NEDİR?

Fibromiyalji Sendromu, yaygın vücut ağrıları ve halsizlik ile kendini gösteren bir kronik ağrı sendromudur. En belirgin özelliği yaygın “kas ağrıları”dır. Hayat kalitesinde belirgin düşüşe neden olur. Hastaların yaygın vücut ağrılarının yanı sıra halsizlik, yorgunluk, isteksizlik, uyku bozukluğu ve dolayısı ile “sabah yorgun uyanma” ve “tutukluk” şikayetleri mevcuttur. Hastalar, yorgunluk nedeni ile işe konsantre olmada güçlük çekerler. “Sabah yorgun kalkıyorum” diyen hasta, gün boyu da aynı isteksizlik ve yorgunluk hissi ile bir şey yapmak istemez. Mevsim değişiklikleri ve özellikle soğuk ile şikayetlerde artış olur. İş gücü kaybı ve hayat kalitesinde düşüşe neden olur. Bu grup hastalar, kaynağı teşhis edilemeyen ağrı şikayetleri nedeni ile çeşitli branşların doktorlarına başvururlar, daha sık operasyon geçirirler. Ancak doğru teşhis edilemediğinde, şikayetler ağrı kesici ilaçlar ile geçiştirildiğinde sorun tam olarak giderilemez. Hastaların şikayetleri kısa bir süre azalmış veya geçmiş gibi gözükse de, bir süre sonra nüks eder.

NE SIKLIKTA VE KİMLERDE GÖRÜLÜR?

Görülme sıklığı kadınlarda %3-4 , erkeklerde %0,5 olarak bildirilmiştir. Hastaların %70-80 kadarı kadınlardır. Her yaş grubunda (çocuklar dahil) görülebildiği gibi, en sık 30-50 yaş grubunda rastlanmaktadır. Bir romatolojik hastalığı olanlar (romatoid artrit), enfeksiyöz bir hastalığı olanlar (viral veya bakteriyel hastalıklar) veya psikiyatrik hastalığı olanlar (major depresyon gibi) fibromiyalji sendromu açısından risk taşırlar.

HANGİ FAKTÖRLER ŞİKAYETLERİ ARTIRIR VEYA BAŞLATIR?

Fibromiyalji Sendormu’nda, hastaların şikayetleri gel-git şeklindedir. Bazen hiç şikayetleri olmazken, bazı dönemlerde şikayetleri artar. Fibromiyalji Sendromu’nun ortaya çıkmasını tetikleyen bazı nedenler mevcuttur:

"viral bir enfeksiyon, fiziksel veya duygusal bir travma (STRES), soğuk ve nemli hava, mevsim değişiklikleri, yüksek çalışma temposu, gürültü, ilaç"
değişiklikleri gibi.

Hastalar sıcak uygulama, masaj, hafif egzersiler ve tatil yapma ile rahatladıklarını ifade ederler.

BELİRTİLER VE BULGULAR NELERDİR?

Vücudun alt ve/veya üst yarısında ağrılar mevcutttur. Ağrılar, vücudun daha çok kullanılan boyun ve bel bölgelerinde belirgindir. Bu hastalarda tipik olarak, boyun, sırt bölgesindeki ağrılara başağrısı da eşlik eder. Mide ağrısı, ağrılı adet dönemleri, nefes almada zorlanma hissi, çarpıntı, zaman zaman ellerde terleme-titreme- uyuşma-karıncalanma ve şişlik hissi, gözlerde ve ağızda kuruluk hissi hastaların şikayetleri arasında yer alır.

NASIL TANI KONUR?

Fibromiyalji sendromunda kan tetkikleri ve radyolojik incelemeler normal sonuçlar verir. Ancak altta yatan başka hastalıklara da eşlik edebilir (romatoid artrit, lupus gibi). Laboratuar sonuçlarında anormal değerler söz konusu olduğunda mutlaka altta yatan patoloji araştırılmalıdır. Yukarıda bahsedilen şikayetler ve bulgulara ek olarak, vücudun belli bölgelerine (önceden tanımlanmış 18 hassas nokta) bası uygulandığında ağrı ortaya çıkar ki en az 11 bölgede ağrının tesbit edilmesi tanı koydurucudur.

HANGİ HASTALIKLARLA ÖRTÜŞEBİLİR?

Fibromiyalji sendromu, depresyon, migren, kronik yorgunluk sendromu veya miyofasyal ağrı sendromu gibi hastalıklarla örtüşebilir. Bunlardan birinin varlığı fibromiyalji sendromunun yok olduğu anlamına gelmez. Yani birarada da olabilirler. Örneğin yapılan çalışmalar, fibromiyalji hastalarının % 25’de depresyon, % 50’de de migren gözlendiğini ortaya koymuştur.

TEDAVİSİ NASILDIR?

Bu sendromun tedavisi için multidisipliner bir program düzenlenmelidir. Bu program içinde, ilaç tedavisinin yanısıra, egzersiz, masaj, fizik tedavi gibi komplementer tedaviler ve dietin düzenlenmesi yer alır. Gerektiğinde psikiyatrik destek verilmelidir. Tedavi, ağrıyı ve yorgunluğu azaltmak, depresif semptomları gidermek ve diğer semptomları en aza indirmek amacı ile düzenlenir. Burada “azalmış fiziksel aktivite ve artmış ağrı” kısır döngüsünü kırmak amaçlanır. Tek bir standart tedavi yolu yoktur:

Kişi “fibromiyalji sendromu” hakkında bilgilendirilmelidir.

Kişiye özel fiziksel egzersiz programı düzenlenmelidir.

Uyku problemi çözülmelidir.

Ağrı ve katılık çözülmelidir; kişinin rahatlaması ve gevşemesi için gerektiğinde fiziksel ajanlar ve relaksasyon teknikleri kullanılmalıdır.

Stres faktörleri ile başa çıkma veya dayanma gücünü artırmaya yönelik faktörler üzerinde durulmalıdır.

Önerilen ilaç tedavisi, ağrı ve uyku problemine yönelik olmalıdır. Dolayısı ile ağrı kesici ilaçlar, tedavi için yetersizdir. Tedavide, uygun doz ve sürede, doktor kontrolünde antidepresan ilaçlar kullanılmalıdır. Fibromiyalji Sendromu olan kişiler uzun süreli hareketsizlik nedeni ile kondüsyonsuz olduklarından, egzersiz programına yoğun şekilde başlamamalıdır. Ancak, zamanla istenen hedefe yavaş yavaş ulaşmalıdırlar.

Hedef, haftada en az 3 gün yarım saatten az olmamak kaydı ile yürüme, bisiklete binme veya yüzme gibi sporları devamlı yapabiliyor olmaktır. Egzersiz programından önce ısınma ve sonrasında soğuma egzersizleri yapılmalıdır. Böylece spor yaralanmalarından korunma sağlanır. Yapılan egzersizler hastanın kaslarında güçlenme yaparak, oturma veya ayakta durma sırasındaki duruşu düzeltir. Bu da kasların dengeli çalışması anlamına gelir.

Uzm.Dr. Burcu Sönmez
Türkiye Hastanesi
Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon
Kaynak: www.erecete.com
http://www.saglikplatformu.com/saglik_b ... upo_id=143
Birsel
Site Admin
 
Mesajlar: 1412
Kayıt: Sal Haz 20, 2006 6:34 pm
Konum: Seligenstadt

FİBROMİYALJİ için Egzersiz Öneril

Mesajgönderen Birsel tarih Cum Eyl 29, 2006 2:31 pm

FİBROMİYALJİ için Egzersiz Önerileri


Fibromiyalji ilaç tedavisinin tek başına en başarısız olduğu romatizmal hastalıklardan biridir. Ağrının giderilmesi ve fonksiyonun iyileştirilmesini amaçlayan çok yönlü bir program en iyi sonucu vermektedir. Fibromiyaljide egzersiz rejimi çok önemlidir. Hastaların çoğu yalnızca ağrılı uyaranlara daha duyarlı olmakla kalmayıp, aynı zamanda, hastalıkları anlatıldığı zaman çoğunlukla demoralize olur, hatta depresyona girebilir. Yorgunluk ve uykusuzluk devamlı olduğu için, sorun zaman içinde daha kötüye gidebilir.

Orta derecede ya da yoğun bir egzersiz programının bu hastalara fizyolojik bir zararı olduğuna dair kanıt olmamasına rağmen, hastalar egzersizi bırakma eğilimindedirler ve neredeyse mutlaka semptomlarının kötüleştiğinden yakınırlar. Bu nedenle, uygun egzersiz önerilerinin iki bileşeni vardır. Boyun, sırt, kuadriseps, diz çukuru ve omuz kaslarını yavaşça geren günlük rutin hareketler genellikle kabul görür. Bunu çok yavaş ilerleyen bir kondüsyon egzersizi programı izlemelidir. Haftada 3-4 kez belli bir mesafeyi yürümek iyi bir başlangıçtır. Birçok hasta önceleri yavaş yavaş 10-15 dakika yürümeyi tolere edebilir. Bunu her hafta artırarak yarım saatte 500 metreye çıkarmaları için teşvik edilmelidirler. Bundan sonraki hedef, 1-2 haftalık aralarla 1-2 dakika hızlanarak aynı mesafeyi 12-15 dakikada yürümektir. Daha sonra yürüyüş mesafesi artırılabilir.

Hastanın tercihine göre ya da hava veya coğrafi koşullar öyle gerektiriyorsa, yürümek yerine kondüsyon bisikleti ya da normal bisiklete de binilebilir, direnç olmadan 60-75 rpm'de 5 dk ile başlanıp her hafta süre yavaş yavaş artırılır. Bunun baldır kaslarını güçlendirdiği ve kalp-akciğer kondüsyonunu artırdığı bilinmektedir. Hastalara çok hızlı ilerlememeleri, fakat devamlı uygulamaya konsantre olmaları hatırlatılmalıdır. Yoga da hastalar tarafından çoğunlukla kabul görür, fakat başlangıçta çok bağlayıcı olduğunu düşünebilirler. Sıcak uygulamalar, ultrason, diyatermi gibi yöntemlerden kaçınılmalıdır. Geçici rahatlama sağlayabilir, fakat hastanın progresif bir egzersiz programı için çaba göstermesini engelleyebilir. Egzersiz rejimini sağlıklı bir uyku, ağrı giderici teknikler, basit analjezikler ve belki düşük dozda trisiklik antidepresanlarla ya da selektif serotonin geri alım inhibitörleriyle birleştimek, semptomları azaltabilir ve semptomların hastaların yaşamı üzerindeki etkisini hafifletebilir.
Birsel
Site Admin
 
Mesajlar: 1412
Kayıt: Sal Haz 20, 2006 6:34 pm
Konum: Seligenstadt


Dön Genel saglik / Hastaliklar ve tedavileri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir

cron